Davacı, 13/08/1993-31/07/2008 tarihleri arasında Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine 29/04/2010 tarihinde tahsis talebi dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 13/8/1993-31/07/2008 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım ... sigortalısı olduğunun ve 29/04/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Dairemizin 08/12/2011 tarih ve 2011/4095 esas 2011/12677 sayılı bozma kararı üzerine;
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 01/04/1995-31/7/2008 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine,
13/8/1993-31/3/1995 tarihleri arası talebin reddine,
Tahsis talep tarihi olan 29/04/2010 tarihi itibariyle emekliliğe ve tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibarende yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Gerçekten tarım ... sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, gerek 506 ve gerekse 1479 sayılı Yasa'lar kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa'nın 36 ve 10.maddesindeki şartların da gerçekleşmesi halinde 506 ve 1479 sayılı Yasa'lar kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından tarım ... sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 ve 1479 sayılı Yasa'lar kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve anılan çalışmaların sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı Yasa'nın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01/12/1986 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım ... sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı, vergi kaydı nedeniyle 17/9/1990-12/8/1993 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu, Kurumun 01/12/1986 tarihinde başlayan tarım ... sigortalılığını 1479 sayılı Yasa kapsamındaki uzun süreli çalışması nedeniyle 16/9/1990 tarihinde durdurduğu, davacının 24/2/1998 tarihinden itibaren ... Ziraat Odası, 13/3/1986 tarihinden itibaren 1659 sayılı Karakuyu Tarım Kredi Kooperatifi, 30/6/1984 tarihinden itibaren ... ... Ekicileri Kooperatifi kaydının bulunduğu, ... Şeker Fabrikasına ürün teslim etmesi nedeniyle ilk defa 31/03/1995 tarihinde olmak üzere 30/04/2008 tarihine kadar her yıl (2003 ve 2007 yılları hariç) ürün bedelinden prim kesintisi yapıldığı, davacının 4247 Sayılı Yasa ( 1997 affı) ile getirilen prim borçlarının yeniden yapılandırılması (prim affı) hakkından yararlanıp 31/12/1986-01/06/1987 tarihleri arası dönemin primlerini ödediği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının 17.9.1990-12.8.1993 tarihleri arasında vergi kaydına dayalı olarak 1479 sayılı Yasa kapsamında uzun süre sigortalı olması nedeniyle davacının tarım ... sigortalılığının Kurumca 16/9/1990 tarihinde durdurulması doğrudur. Anılan çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı Yasa'nın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiğinden, tarım ... sigortalılığının ilk prim kesintisinin yapıldığı 31/03/1995 tarihini takip eden aybaşı olan 01/04/1995 tarihinden başlatılmasına yönelik mahkemenin kabulü yerindedir.
Öte yandan, davalı Kurumun geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) 4247 Sayılı Yasa ( 1997 affı) ile 31/12/1986-01/06/1987 tarihleri arası dönemin primlerini tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması, davacıyı tescil edip sigortalılığı konusunda umut verdikten sonra davacının sigortalılığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmaz. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489,2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Yapılacak ..., uyuşmazlık konusu 13/08/1993-31/03/1995 tarihleri arası dönemin primleri 4247 Sayılı Yasa ( 1997 affı) ile ödendiğinden bu dönem yönünden davacının sigortalı olduğunun tespiti ile bu sonuca göre yaşlılık aylığı koşullarının oluşup oluşmadığını değerlendirerek karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de, tespitine karar verilen süre itibariyle yaşlılık aylığı şartlarının oluşmadığı düşünülmeden, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi hatalı olmuştur.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine
10/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
GC