B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2013 tarihli ve 2013/86 Esas, 2013/297 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2013 tarihli ve 2013/86 Esas, 2013/297 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 24.05.2017 tarihli ve 2015/9699 Esas, 2017/11546 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma hükümlerinin uygulanması zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2018 tarihli ve 2017/299 Esas, 2018/200 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine uzlaştırma bürosunca yaptırılan uzlaştırma işlemleri sonucunda sanığın, katılana 28.12.2018 tarihinde 35.000,00 TL ödemesi edimine bağlı olarak uzlaştırma sağlanması gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
4. Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2019 tarihli ve 2019/33 Esas, 2019/116 Karar sayılı kararı ile sanığın uzlaştırma edimini yerine getirmemesi nedeni ile hükmün açıklanmasına, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık temyizinde özetle; açık cezaevine ayrılacakken başka cezaları gelince ayrılamadığı, vasi atanması taleplerine rağmen atanmadığından ödeme yapamadığı, katılanın kendisinden aracı 3 günlüğüne aldığı, aralarında alacak verecek meselesi olması nedeni ile geri getirmeyip sakladığı, ancak aracın ait olduğu araç kiralama firmasınca Jandarma ile teslim aldığı, katılanın, kendisinin aracı katılana sattığını söyleyerek kendisini kurtardığı, beraati gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasını istemiştir.
1. Sanığın aslında kiraladığı aracı katılana satarak dolandırıcılık suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık özetle; suçlamaları reddetmiştir.
3. Katılan özetle, iddia yönünde beyanda bulunmuştur.
4. Uzlaştırmanın edimli sağlandığı, bu nedenle Mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ancak sanığın edimi yerine getirmemesi sonucu Mahkemece yukardaki şekilde hükmün açıklandığı anlaşılmıştır.
1. Katılanın polis ifadesine göre, 31.05.2012 tarihinin suç tarihi olarak kabulünün gerektiği anlaşıldığından, kararda hatalı şekilde "28.07.2012" olarak gösterilen suç tarihinin mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2019 tarihli ve 2019/33 Esas, 2019/116 Karar sayılı kararında sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.