Taraflar arasında mahkemede görülen trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar ..., ..., ... vekilleri ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacılar ..., vekilleri tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat .. ile davalılar ..... vekili Avukat ... davalı ... vekili Avukat .... ve diğer davalı Taşyapı İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ... geldiler. Diğer davacılar ve diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Taraflar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 04.06.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların eşi, babası, kardeşleri ve amcaları olan desteğin 09.05.2004 tarihinde sevk ve idaresindeki araç ile İzmit Gölcük istikametinde D130 Devlet Karayolunda seyir halinde iken gerçekleşen çift taraflı kazada vefat ettiğini, kazanın ışıklı kavşakta desteğin seyir yönündeki ışık sinyalizasyonunun arızalı olması nedeniyle meydana geldiğini, kazanın meydana geldiği "Kocaeli Gölcük Deprem Bölgelerindeki Daimi Yerleşim Alanları Bağlantı Yolları 3. Grup İşi" nin ihale ile davalı ... tarafından davalı Taşyapı Şirketi'ne, "Kontrollük Danışmanlık ve Mühendislik Hizmetleri İşi"nin de diğer davalı Altınok Şirketi'ne verilmiş olduğunu, sinyalizasyon yönünden davalı ... ile davalı Belediyenin protokol düzenlediğini, tüm davalıların olay günü sinyalizasyon sisteminde meydana gelen arızaya bağlı gerçekleşen kazadan dolayı kusur ve sorumluluklarının bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş ... için 25.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 2.500,00 TL yol, iaşe giderleri, 2.500,00 TL cenaze nakil, defin gideri, 5.000,00 TL otomobil hasarı, çekici, otopark giderlerine ilişkin maddi tazminat ile ayrıca 100.000,00 TL manevi tazminatın; davacı çocuklar ..., ..., ... için 10.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 50.000,00'er TL manevi tazminatın, davacı anne ... için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 50.000,00 TL manevi tazminatın; davacı kardeşler, ... ve ... için 5.000,00'er TL manevi tazminatın, davacı yeğenler ..., ..., ..., ..., ... ve ... için 3.000,00'er TL manevi tazminatın 09.05.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı eş ... için 240.993,23 TL'ye, ... yönünden 22.726,30 TL'ye, ... yönünden 33.713,70 TL'ye, Hüseyin Yılmaz yönünden 22.726,30 TL'ye, ... yönünden 41.957,43 TL' ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, adli yargının görevli olmadığını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Altınok Müş. Müt. San ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; eldeki davanın yüklenici müteahhit olan Taşyapı Şirketine yöneltilmesi gerektiğini, yolun yapımına ilişkin sözleşmenin adı geçen şirket ile ... arasında akdedildiğini, olayda müvekkili şirketin kusur ve sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Taşyapı İnş Taah. San. Ve Tic A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, kazanın destek sürücünün ağır kusurundan kaynaklandığını, sözleşmeden doğan edimini müvekkilinin usulüne uygun olarak ifa ettiğini, olayda kusur ve sorumluklarının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; olaydaki hizmet kusurunun davalı ... Müdürlüğünde olduğunu, adı geçen davalı ile yapılan sinyalizasyon protokolünün kaza tarihinde yürürlükte olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; ihale konusu yol ile ilgili sorumluluğunun müşavirlik personelinin maaş hakedişlerinin tanzimi ile hakedişlerin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ile sınırlı olduğunu, olayda kusur ve sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Altınok Müş. Müt. San ve Tic. Ltd. Şti.'nin çalışanı olduğunu, olayda sorumluluğun yüklenici olan Taşyapı Şirketinde olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ve ... vekilleri cevap dilekçesinde; kusur dağılımına ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, müvekkillerinin çalışmış olduğu Taşyapı Şirketinin ihale ile aldıkları yol yapım işini usulüne uygun şekilde teslim ettiklerini, sinyalizasyon sistemindeki arızadan müvekkillerinin sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin 08.09.2015 tarihli ve 2012/217 Esas, 2015/499 sayılı kararıyla; davadan önce öldükleri anlaşılan davacılar ... ile ... tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine; bu davacılar dışındaki diğer tüm davacıların, davalı ... aleyhine açtıkları maddi ve manevi tazminat davalarının reddine; davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından açılan manevi tazminat istemiyle ilgili davaların yerinde olmadığı gerekçesi ile reddine, davacılar ..., ..., ..., Muhammet ... ile ... tarafından davalılar ..., ..., ..., Altınok Müşavir Müh. Taah. San.ve Tic. Ltd Şti. ve Taşyapı İnşaat Taah. San. ve Tic. A.Ş. aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemleriyle ilgili davaların kısmen kabülüne, davacı ... için 25.000,00 TL, davacılar ..., ..., ve ... için 10.000,00'er TL olmak üzere toplam 65.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesine, davacı ... için 1.250,00 TL araç hasar bedeli, 2.500,00 TL cenaze, nakil ve defin gideri olmak üzere 3.750,00 TL, davacılar ... ve ... için 937,50'şer TL araç hasar bedeline hükmedilmesine, davacılar tarafından, davalılar aleyhinde açılan maddi tazminat istemlerine yönelik ıslah taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddine, davacı ...'ın adı geçen davalılar aleyhinde açtığı 2.500,00 TL yol iaşe giderleri talebi ile beraber fazlaya ilişkin hasar bedeli isteminin reddine; davacı eş ... için 20.000,00 TL, davacı çocuklar ..., ..., . ... ve ... için 8.000,00'er TL manevi tazminat takdirine; murisin kardeşleri olan davacılar ..., için 2.000,00'er TL manevi tazminat takdirine, hükmedilen tazminatlara olay tarihi olan 09.05.2004 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 05.02.2019 tarihli ve 2018/5751 Esas, 2019/925 Karar sayılı ilamı ile davalılar Taşyapı İnşaat Taah. San. ve Tic. A.Ş., ... ve ... vekillerinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "....Mahkemece, davalı ... Müdürlüğüne yönelik taleple ilgili olarak; davanın görülme yerinin idari yargı olduğu gerekçesiyle tefrik kararı verilmiş ise de, ..., denetim ve sorumluluğundaki yol yapım çalışmasını ve işin konrollüğünü diğer davalı şirketlere yaptırmıştır. Davalı ...'nün yol yapım işini ve kontrollüğünü verdiği davalı şirketler özel hukuk tüzel kişisi olup verdikleri iddia olunan zararlardan dolayı oluşan sorumlulukları özel hukuk hükümlerine tabidir. Özel hukuk tüzel kişilerinin verdikleri zararların tazmini amacıyla anılan özel hukuk tüzel kişilerine karşı adli yargı yerinde tazminat davası ikame edilmesi gerektiği gibi, yol yapım/kontrol işi yüklenici(ler) tarafından davalı ... Müdürlüğünün gözetim ve denetiminde yapıldığından davalı ... aleyhine de adli yargıda dava açılmalıdır. O halde mahkemece, davalı ... Müdürlüğüne yönelik taleple ilgili olarak da davaya devam edilerek esastan inceleme yapılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde davalı ... yönünden davanın tefrikine karar verilmesi yerinde görülmemiştir... Somut olayda kaza, D-130 Karayolundaki ışıklı kavşaktaki sinyalizasyon arızası nedeni ile meydana gelmiştir.... "Kocaeli Gölcük Deprem Bölgelerindeki Daimi Yerleşim Alanları Bağlantı Yolları 3. Grup İşi" ni ihale ile müteahhit olarak davalı Taşyapı Şirketi'ne, işin "Kontrollük Danışmanlık ve Mühendislik Hizmetleri İşi"ni de diğer davalı Altınok Şirketi'ne ihale ile vermiş olup, anılan yolun yapımına dair olarak müteahhit Taşyapı Şirketi ile yapılan ilk sözleşmede, işin yürütülmesi esnasında alınacak trafik güvenliğine dair yükümlere ilişkin maddeler olmakla birlikte, sinyalizasyon sisteminin kurulmasına dair bir yükümlülük getirilmemiş, daha sonra Karayolları 1. Bölge Müdürlüğünce sözkonusu sinyalizasyon sisteminin projelendirmesi davalı müteahhit Taşyapı Şirketi'nden istenilmiş, 4.9.2003 tarihinde sinyalizasyon projesi onaylanarak sinyalizasyon sisteminin tesisi için Taşyapı Şirketi'ne verilmiş, Taşyapı Şirketi de alt taşeron olarak dava dışı Seda Elektronik Firması'na sinyalizasyon sistemini yaptırmış ve teslim almıştır. Karayolları Genel Müdürlüğünce müteahhit Taşyapı Şirketi'ne sonradan yaptırılan sinyalizasyon işi, yol yapımına dair ilk sözleşmenin konusuna dahil edilebilecek bir iş artışı olmayıp,yol yapımına ilişkin ilk sözleşmenin konusundan tamamen farklı bir iş niteliğindedir. ... ile kontrol firma olan davalı Altınok Şirketi arasında akdedilen Kontrollük Sözleşmesinin 2. maddesinde ise;anılan bölgedeki karayolu ve bağlantı yollarının yapım işlerinin kontrollük, danışmanlık mühendislik işlerinin Altınok Şirketi'ne verildiği belirtilmiş olup, sonradan yaptırılan sinyalizasyon sisteminin kontrollüğü ve denetimi işinin de ... tarafından davalı Altınok Şirketi'ne verildiğine dair bir ek sözleşme ya da görevlendirme yazısı dosyaya sunulamamıştır. Bu durumda, sadece, anılan bölgedeki karayolu ve bağlantı yollarının yapım işlerinin kontrollük, danışmanlık mühendislik işlerini üstlenen davalı kontrol firma Altınok Şirketinin ve bu şirket çalışanlarının sinyalizasyon sistemi arızası ile ilgili sorumlulukları bulunmamakta olup davalı Altınok Şirketi ve bu şirket çalışanı olan davalı ... hakkındaki davanın reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetli olmamış bozmayı gerektirmiştir ...Davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı,aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu ve davalı ... yönünden davanın farklı gerekçe ile reddedilmiş olduğu da dikkate alınarak; a-Reddedilen manevi tazminatlar yönünden; her bir davacı aleyhine ve davalı ... lehine olmak üzere, manevi tazminatların tümü ile reddedilmiş olduğu gözetilerek ayrı ayrı (ancak davacılar lehine manevi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücretini aşmayacak şekilde)maktu vekalet ücretine, b-Islah edilen maddi tazminat miktarları gözetilerek her bir davacı aleyhine ve davalı ... lehine olmak üzere ayrı ayrı nispi vekalet ücretine, hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davalı ... lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir. 5-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin, davalı ... vekilinin zaman aşımı define dair ve davalı ...'in, olay tarihinde olay yerinde görevli olmadığına dair sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş; Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.03.2021 tarihli ve 2019/3645 Esas, 2021/2436 Karar sayılı ilamıyla davacılar vekili, davalı Taşyapı İnşaat Taah. San. ve Tic. A.Ş. vekili, davalılar ... ve ... vekilinin karar düzeltme isteklerinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Altınok Şirketi, davalı ... ve davalı ... yönünden açılan davanın reddine; diğer davalılar ..., ..., ... ve Taşyapı Şirketi yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 25.000,00 TL, davacılar ..., ... ve ... için 10.000,00'er TL olmak üzere toplam 65.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesine, davacı ... için 1.250,00 TL araç hasar bedeli, 2.500,00 TL cenaze, nakil ve defin gideri olmak üzere 3.750,00 TL, davacılar ...ve ... için 937,50'şer TL araç hasar bedeline hükmedilmesine; davacı eş ... için 20.000,00 TL, davacı çocuklar ..., ...,.... ve ... için 8.000,00'er TL manevi tazminat takdirine, hükmedilen tazminatlara olay tarihi olan 09.05.2004 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, kesinleşen yönler yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, murisin kardeşleri yönünden açılan eldeki davanın tefrikine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... vekilleri ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar ..., ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde; ıslah ile arttırılan meblağ için zamanaşımı süresinin dolmadığını, ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulunulamayacağını, eş ve babalarını kaybeden müvekkilleri için hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok az olduğunu, davacıların ihtiyari dava arkadaşı olması nedeniyle kabul edilen tazminat üzerinden her davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, karşı vekalet ücretinin davacılar yararına hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceğini, alınan bilirkişi raporlarına göre ...., Altınok Müşavirlik Ltd. Şti, .... de kusurlu olmasına rağmen bu davalılar yönünden davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu, sinyalizasyon sistemi yönünden davalı ... ile protokol düzenlendiğini, bu nedenle belediyenin de olayda kusur ve sorumluluğunun olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davacılar ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde; 23.12.2021 tarihli celseye o tarihteki vekilleri olan Avukat ....ve müvekkilleri katılmadığı için dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken esas hakkında karar verilmesinin hatalı olduğunu, eldeki davanın açıldığından henüz haberdar olduklarını, maddi tazminat talepleri olmamasına rağmen aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin kabul edilen miktarları geçmemesi gerektiğini, müvekkillerinden ...'ın desteğin kardeşi olmasına rağmen yeğeni olarak dava açıldığını, bu nedenle davanın hatalı olarak reddedildiğini, yeğen olarak gösterilen ...'ın da ...'ın eşi olduğunu, kararın hatalı olduğunu belirtmiştir.
Davacı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; 23.12.2021 tarihli celseye o tarihteki vekilleri olan Avukat .... ve müvekkilleri katılmadığı için dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken esas hakkında karar verilmesinin hatalı olduğunu, böyle bir davanın açıldığından henüz haberdar olduklarını, bozma sonrası desteğin yeğenleri yönünden hüküm kurulmadığını, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin kabul edilen miktarları geçmemesi gerektiğini, maddi tazminat talepleri olmamasına rağmen aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; 23.12.2021 tarihli celseye o tarihteki vekilleri olan Avukat ...ve müvekkilleri katılmadığı için dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken esas hakkında karar verilmesinin hatalı olduğunu, eldeki davanın açıldığından henüz haberdar olduklarını, yeğeni olan müvekkili yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin kabul edilen miktarları geçmemesi gerektiğini, maddi tazminat talepleri olmamasına rağmen aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu kazanın meydana geldiği yol yönünden müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun olmadığını, sinyalizasyon sistemi yönünden Taşyapı İnşaat şirketi ile sözleşme yapıldığını, sürekli çalışır vaziyette olmasından da belediyenin sorumlu olduğunu, araç sürücüsünün ağır kusuru ile illiyet bağının koptuğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirtmiştir.
davacıların eşi, babası, kardeşleri ve amcaları olan sürücü desteğin çift taraflı kazada vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41,45 ve 47 nci maddeleri
1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ... vekilinin tüm; davacılar ..., ..., ..., ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13 üncü maddesi gereğince, (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez, (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
Maddi tazminat talebinin kısmen kabul edildiği ve reddedilen miktar yönünden davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretini geçemeyecek olmasına rağmen davalılar lehine daha yüksek miktarda vekalet ücreti verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenle kararın bozulması gerekirse de; belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Kanun'un 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar ... vekili ve davalı ... vekilinin tüm; davacılar ..., ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar ..., ..., ..., Muhammet ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinden "28.822,03 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile" sözcük dizisi silinerek yerine “9.981,25 TL vekalet ücretinin davacılar ..., ..., ..., Muhammet ..., ...'dan tahsili ile" söz dizisi yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
17.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılar ..., ...'a verilmesine,
17.100,00 TL vekalet ücretinin davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar ..., ..., ... ve Taşyapı İnş Taah. San. ve Tic A.Ş'ye verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a yükletilmesine
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılar ..., ..., ..., Muhammet ..., ...'a iadesine,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davalı ... Müdürlüğünden harç alınmamasına
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.