Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2016 tarihli ve 2015/209 Esas, 2016/178 Karar sayılı bozma üzerine verdiği kararının, sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 03.06.2021 tarihli ve 2018/4414 Esas, 2021/17787 Karar sayılı kararı ile, "gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye neden olunması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2021 tarihli ve 2021/284 Esas, 2021/322 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1,3-e, 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, haksız tahrik ve takdiri indirim maddelerinin uygulanmaması, beraat kararı verilmesi, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Sanık ile katılanın gayri resmi olarak on yıldır birlikte oldukları, üç tane çocukları olduğu, yaklaşık üç yıldır ayrı oldukları, sanığın katılanı tehdit ettiği, sanık hakkında tedbir kararı uygulandığı, sanığın müteakip defalar birleşme hususunda katılana teklifte bulunduğu, ancak katılanın sanığın bu taleplerini kabul etmediği, olay günü katılan ve çocuklarının olduğu eve gece saat 03: 00 sıralarında gelen sanığın katılanın izni olmadan açık olan balkon penceresinden eve girdiği, katılan ile bir süre konuştuğu ve tartıştığı akabinde meyve bıçağını alarak katılanı bıçakladığı, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, katılanın şikayet etmeyeceğini beyan etmesi üzerine sanığın olay yerinden kaçtığı olayda,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, mağdurdan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, yasal şartları oluşmadığından diğer lehe hükümlerin de uygulanmadığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2021 tarihli ve 2023/284 Esas, 2021/322 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04/06/2024 tarihinde karar verildi.