İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Artvin ili Borçka ilçesi ... Köyü 278 ada 15 parsel sayılı taşınmazın orman vasfında olmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tapuya kayıt edildiğini ancak taşınmazın fiilen orman niteliğinde olması sebebiyle tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar cevap dilekçesi sunmamış, ancak yargılama aşamasında davanını reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmazın uzun yıllardır orman vasfında olup tarımsal faaliyette kullanılmadığı, dosya içerisinde bulunan 1958 yılına ait tahrir kaydının davaya konu taşınmaza uyduğu, 278 ada 16 parselle birlikte bu alanı kapsadığı ancak davaya konu taşınmaz üzerinde zilyetlik şartlarının oluşmadığı, kadastro çalışmaları sırasında yanlışlıkla davalı adına tapuya tescil edildiği, bu hususun kadastro tespit ve mahalli bilirkişi beyanları ile sabit olup teknik bilirkişi raporlarıyla desteklendiği, bu sebeple orman vasfında olan taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne" karar verilmiş; hükmün, davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.