İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.10.2020 tarihli ve 2018/151 Esas, 2020/290 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1,37,35/2, 62/1,53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2020/2882 Esas, 2021/254 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-d maddesi uyarınca teşebbüsün derecesinin belirlenmesinde alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiği hususu eleştirilmiş, ayrıca emanetteki eşyaların müsaderesine hükmedilerek düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfına, sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; atılı suçun sabit olmadığına, sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; atılı suçun sabit olmadığına, iştirake ve derecesine, suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; atılı suçun sabit olmadığına, iştirake ve derecesine, suç vasfına, sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; atılı suçun sabit olmadığına, iştirake ve derecesine, suç vasfına, sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; atılı suçun sabit olmadığına, iştirake ve derecesine, suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın "..." isimli firmada çalıştıkları, 07.05.2018 tarihinde sanıkların çalıştığı firmaya ait araca "..." firması çalışanları tarafından zarar verildiği yönünde bilgi verildiği, bunun üzerine sanıkların kendi firmalarına ait aracın zarar gördüğü yere gittikleri, olay yerinde bulunan kolluk görevlilerinin vatandaşlara dağılmaları yönünde uyarı yaptığı, bunun üzerine sanıkların araca binerek mağdur ... ve temyiz incelemesi dışı kardeşi Mustafa'nın bulunduğu "..." firmasına ait aracı yolda seyir halinde iken takibe başladıkları, sanıkların bulundukları araç ile mağdurların bulunduğu aracın önünü kestikleri, sanıkların araçtan iner inmez sopalarla mağdurların bulunduğu araca ve mağdurun kardeşi Mustafa'ya vurmaya başladıkları, bu esnada sanık ...'nın da üzerinde bulunan tabanca ile batın, kasık ve uyluk bölgelerini hedef gözeterek İsa'ya ateş etmeye başladığı, en az yedi el ateş eden sanık ...'nın silahından çıkan mermilerden beşinin mağdur ...'ya isabet ederek hayati tehlike geçirecek ve duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde mağduru yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;

a.Oluşa ve dosya kapsamına göre; mağdurun hayati tehlike geçirecek ve duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılmakla teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasını öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul orandan uzaklaşılarak bir ceza belirlenmesi yerine yazılı şekilde 10 yıl hapis cezası belirlenerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

b.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık

Musa müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... haklarında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;

a.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık ... tarafından gerçekleştirilen eyleme sanıkların iştirak ettiklerinin saptandığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, mağdurdan sanıklara yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı anlaşıldığından sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

b.Oluşa ve dosya kapsamına göre; mağdurun hayati tehlike geçirecek ve duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılmakla teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasını öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul orandan uzaklaşılarak bir ceza belirlenmesi yerine yazılı şekilde 10 yıl hapis cezaları belirlenerek eksik cezalar tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

c.Dosya içeriğine göre; olay tarihinde sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'ın; sanık ... kullandığı araca bindikleri, mağdur ...'nın kullandığı "..." firmasına ait aracı yolda seyir halinde iken...'nın kullandığı araç ile takibe başladıkları, sanıkların bulundukları aracın mağdurun bulunduğu aracın önünü kesmesi üzerine, sanıkların araçtan inerek sopalarla mağdurun bulunduğu araca vurmaya başladıkları, bu esnada sanık ...'nın üzerinde bulunan tabanca ile İsa'ya birden çok ateş etmek suretiyle ve mermilerden beşinin mağdur ...'ya isabet ederek mağdurun hayati tehlike geçirecek ve duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılan olayda, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın Musa'nın eylemine fail olarak iştirak etmeksizin, suç işlemesi kararını kuvvetlendirmek ve suçun işlenmesi sırasında cesaret verip yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle yardım ettiklerinin anlaşılması karşısında, anılan sanıkların kasten öldürmeye teşebbüs suçuna 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi uyarınca yardım eden sıfatıyla iştirak ettikleri düşünülmeden, yazılı biçimde asli fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi suretiyle anılan sanıklar hakkında fazla cezalar tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

1. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;

Gerekçe bölümünün (2) no'lu paragrafında açıklanan nedenle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2020/2882 Esas, 2021/254 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... haklarında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;

Gerekçe bölümünün (3) no'lu paragrafında açıklanan nedenlerle sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2020/2882 Esas, 2021/254 Karar sayılı kararının "teşebbüsün derecesi" ve "iştirakin derecesi" yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.06.2024 tarihinde karar verildi.