SUÇLAR: Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, silahla tehdit
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet etmek suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı itiraz kanun yoluna tabi olduğundan inceleme dışı tutulmuştur.
Sanıklar hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hüküm bulunmadığı anlaşıldığından inceleme dışı tutulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince kurulan neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama ve silahla tehdit hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. ve 286/2-a maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin
hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2018 tarihli ve 2016/300 Esas, 2018/423 Karar sayılı kararı ile;
A.Sanıklar hakkında katılan ...'e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4'er yıl 2'şer ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
B. Sanıklar hakkında silahla tehdit suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 24.03.2021 tarihli ve 2019/1124 Esas 2021/769 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla;
A.Sanıklar hakkında katılan ...'e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 86/1,86/3-e, 87/1-d, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
B. Sanıklar hakkında birden fazla kişiyle birlikte silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 106/2-a-c, 43/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3'er yıl 4'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.
A.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; eylemin öldürmeye teşebbüs olduğundan bahisle suç vasfına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, suçun kan gütme saiki ile işlendiğine,
B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı tüm suçlardan beraat etmesi gerektiğine, kararın gerekçesiz olduğuna, delillerin hatalı değerlendirildiğine, iştirak hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, meşru savunmaya,
C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, sanığın mahkumiyeti için yeter derecede delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, iştirak hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, meşru savunmaya
D. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, eksik
incelemeye, kararın gerekçesiz olduğuna, sanığın atılı suçları işlemediğine, eksik incelemeye, meşru savunmaya, iştirak hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
ilişkindir.
1 Sanıkların olay günü yanlarına silahlarını alarak olay mahalline iki araçla geldikleri, küçük kardeşlerinin katılan ...'in kardeşi Halil'in de içinde olduğunu düşündükleri kişilerce yaralanması nedeniyle duydukları husumet yüzünden Halil ve kardeşlerini aradıkları, Halil'in cezaevinde olduğunu öğrendikleri, bu sırada sanıklardan Şehmus'un araçta beklediği ve bir şahıstan Halil ve kardeşi hakkında bilgi aldığı, diğer iki sanığın ise araştırmaya devam ettikleri, bu sırada katılanın büfe önüne doğru gelerek oturmakta olan arkadaşının yanına gittiği, katılanı gören sanıklardan Oktay'ın elinde silahla yanına gelip silahı boynuna dayadığı, birşeyler söyleyip kafa attığı ve katılanı yere düşürdüğü, bu sırada katılanın yanında görünen kırmızı kıyafetli kişinin engel olmak istediği ancak bu kez sanıklardan Halil'in silahını çıkarıp bu şahsa doğrulttuğu, yere ve havaya ateş ettiği, katılanı darp eden Oktay'ı korumak ve çevreden yardıma gelenleri korkutup engellemek için sağa sola doğrultarak çevredekileri ve müdahale etmek isteyenleri silahla tehdit ettiği, bu sırada sanık ...'un da aracından inip diğer sanıkların yanına geldiği, katılanın sanık ...'ın elinden kurtulup kaçmaya başladığı sırada sanık ...'un katılan'ın bacaklarını hedef alıp ateş ettiği, her üç sanığın araçlarına binip olay yerinden kaçtıkları, katılanın bacağından hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı anlaşılan olayda;
2. Sanıklar hakkında birden fazla kişiye karşı silahla tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden; sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106/2a-c maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4 maddeleri uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 28.05.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar geçen sürede dolduğu tespit edildiğinden, oluşan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
3. Sanıklar hakkında katılan ...'e yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu nedeniyle verilen mahkumiyet hükümleri yönünden; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştiren sanıkların fail olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, olayın oluş şekli ve katılanda hedef alınan vücut bölgesi gözetildiğinde sanıkların eyleminin neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, olayda meşru savunma ve kan gütme saiki hükümlerinin uygulama koşullarının oluşmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A. Silahla birden fazla kişiye karşı tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;
Gerekçe bölümünün (2.) paragrafında açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 24.03.2021 tarihli ve 2019/1124 Esas, 2021/769 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafilerinin temyiz sebebi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden;
Gerekçe bölümünün (3.) paragrafında açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 24.03.2021 tarihli ve 2019/1124 Esas, 2021/769 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.06.2024 tarihinde karar verildi.