Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile davacıya ödenmediğini iddia ettiği bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının zamanaşımına uğramayan işçilik alacağının bulunup bulunmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda; dava ve talep konusu ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları yönünden, davacının davalı işyerinde 01.03.1989- 06.11.1990 ve 27.08.1992- 01.03.2005 tarih aralıklarında çal. belirlenmiş olup davalı vekilince süresinde ibraz edilmeyen cevap dilekçesi ile ileri sürülen zamanaşımı def'i nazara alınamayacağından, dava tarihi olan 29.07.2013 itibariyle zamanaşımına uğrayan alacağının mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından, dava dilekçesinde 200,00 TL fazla çalışma, 200,00 TL ücret alacağı talep edilmiş, 18.04.2014 tarihli dilekçe ile; dava dilekçesinde beyan edilen taleplerin kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, yıllık izin ve fazla çalışma alacağı olduğu açıklanarak; miktar belirtilmeksizin kullandırılmayan izin ve fazla çalışma alacağı kapsamında milli ve dini bayram tatillerinde yapılan fazla çalışmalar, yıllık izinler ile hafta sonu tatillerinde yapılan fazla çalışmalara ilişkin ücretlerin talep edildiği belirtilmiştir. Davacının davasını ıslah tarihi ise 11.06.2015 olup davalı vekiline ıslah dilekçesi 13.10.2015 tarihli oturumda elden tebliğ edilmiş, söz konusu oturumda davalı vekili tarafından süresi içerisinde zamanaşımı def'inde bulunulmuştur. Bu itibarla, (ilk) dava dilekçesinde istenen tutarlar davacı taraftan sorularak netleştirilerek bu tutarlar haricindeki ulusal bayram ve genel tatil, ücret, fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacakları yönünden 11.06.2010 öncesi dönemin zamanaşımına uğramış olduğu gözetilmeksizin hüküm kurulması hatalı olmuştur.
3-Öte yandan davacının iş sözleşmesi 01.03.2005 tarihinde feshedilmiş olup dava 29.07.2013 tarihinde açılmış, yukarıdaki bentte açıklandığı üzere davacı 11.06.2015 harç yatırma tarihi itibariyle davasını miktar yönünden ıslah etmiş ve davalı yanca ıslaha karşı süresinde zamanaşımı def'inde bulunulmuştur. Şu halde, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları için uygulanan zamanaşımı süresi on yıl olup ıslah tarihi itibariyle de bu süre dolduğundan dava dilekçesinde talep edilen 200,00'er TL haricinde kıdem ve ihbar tazminatı alacakları zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, dava tarihi itibariyle talep edilen kıdem ve ihbar tazminatı istemlerinin reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.12.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.