B O Z M A Ü Z E R İ N E
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/607 Esas, 2016/476 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan iki kez mahkûmiyetine karar verilmiştir.
2. Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/607 Esas, 2016/476 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 27.12.2017 tarihli ve 2017/37357 Esas, 2017/29354 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2018/82 Esas, 2019/796 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca iki kez 1 yıl 3 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafinini temyiz isteği; taraflar arasındaki eylemlerin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğuna, sanığın cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına ve sanık hakkında lehe hükümlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanık ve katılanların suç tarihinden önce aynı iş yerinde çalıştıkları, sanığın katılanlara İNG Bank sigorta şirketi tarafından yüksek kar payı verildiğini, kendisine para verirlerse bunu değerlendirip kar payı alabileceklerini söyleyerek katılanlardan ...'dan 15.000,00 TL ve 186 gram altın, ...'ten ise 42.000,00 TL aldığı, katılanların zaman zaman kendisine durumu sorduklarında paraların işlendiğini, sorun olmadığını söyleyerek onları oyaladığı, paraları istediklerinde ise onlara tanık olarak beyanı alınan B. D. F'ye verdiğini söylediği ve paraları iade etmediği olayla ilgili olarak açılan kamu davasında; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, uzlaştırma işlemlerinin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmış,
sanığın aşamalarda değişen çelişkili savunmaları, katılanların ifadesi ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından Mahkemece sanığın atılı suçları işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
1. Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezalarının ödenmemeleri hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2018/82 Esas, 2019/796 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.