SUÇLAR: Cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR

1. Sanık hakkında cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2015 tarihli ve 2013/5 Esas, 2015/48 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın, katılanla olay günü yemek yedikten sonra dönüş istikametinde aracını ıssız bir mevkide durdurup zor kullanarak katılan ile cinsel birliktelik yaşamak istemesine karşın adı geçenin direnmesi ile eyleminden vazgeçerek katılanı ikametine götürdüğünün kabulü ile cinsel saldırı suçundan, suç tarihinde yürürlükteki haliyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, beşinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılanın aşamalarda çelişkili anlatımlarda bulunduğuna, katılanın sanıkla bir kez iş görüşmesi sebebiyle görüştüğünü beyan etmesine karşın sanığın özel hayatına dair birçok bilgiye sahip olmasının bu iddiayı çürüttüğüne, yargılama aşamasında dinlenen tanıkların da savunma lehine anlatımlarda bulunması karşısında katılanın soyut beyanı dışında mahkumiyete yeterli delil olmadığına ilişkindir.

1. Olayın intikal şekli ve zamanı, 10.05.2011 tarihinde gerçekleştiği iddia olunan eylemin 12.05.2011 günü adli makamlara intikali ile saat 17: 00 sıralarında alınan adli muayene raporundaki bulgularla inkara dayalı savunmada bulunan sanığa atılı eylem arasında kurulacak illiyet bağında şüphe hasıl olması, tarafların kullanımında bulunan hatlara dair görüşme kayıtlarında sanık ile katılan arasında 25.04.2011 ile 10.05.2011 tarihleri arasında yüz dört (104) arama ve mesajlaşma şeklinde görüşme kaydına rastlanıp katılanın taciz edildiği iddiasının aksine uzun sürelerle konuşma yapıldığının görülmesi, aşamalarda inkara dayalı savunmada bulunan sanığın iddialarını doğrular mahiyette tanık beyanlarının bulunması, yine tanık ...'in sanık ile katılan arasındaki mesajlaşma kaydını görmesi üzerine katılanı arayarak sanık hakkında konuştuğu iddiasının katılan ile tanık arasındaki 04.05.2011 ile 11.05.2011 tarihleri aralığında yapılan yirmi (20) görüşme kaydı ile desteklenmesi, katılanın silahın kullanıldığı aşama ve eylemin saati hususlarında çelişkili anlatımda bulunması, sanığın saat 17: 00 ile 22: 00 arasında katılanı aracında alıkoyduğu iddiasına karşın sanığın, bağırarak yardım isteyebilecek katılan yanında iken HTS kayıtlarından anlaşıldığı üzere anılan zaman aralığında farklı kişilerle değişen sürelerde görüşmeler yapmasının hayatın olağan akışına aykırı düşmesi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Bozma gerekçesine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2015 tarihli ve 2013/5 Esas, 2015/48 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.03.2024 tarihinde karar verildi.