Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;

Yasal süresinde ileri sürülmediğinden duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığı için sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin ve yasal süresinde ileri sürülmediği ve hükmedilen cezanın süresine göre de duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığı için sanıklar ... ve ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 421.maddeleri gereğince REDDİNE,

I- Sanıklar ... ve ... hakkında terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanıklar ... ve ... hakkında terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan kurulan “kovuşturmanın ertelenmesine” ilişkin kararın, 6252 sayılı Yasanın geçici 1/1-b maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8-son maddesi gereğince temyizi olanaklı olmayıp itirazı olanaklı kararlardan olması nedeniyle, dosyanın itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,

II- Sanık ... hakkında örgüt kurmak ve liderliğini yapmak, sanık ... hakkında örgütün yöneticiliğini yapmak, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında örgüte üye olmak suçlarından; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ..., hakkında katılan ... Pekdemir'e yönelik fuhuşa sevk etme ve zorla fuhuş yapılmasını sağlama suçundan, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ..., hakkında katılan ... Pekdemir'e yönelik insan ticareti suçundan; sanıklar ..., ... ve ... hakkında; mağdur ...'a yönelik fuhuşa sevk etme ve fuhuş yapılmasını sağlama suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ... yönelik fuhuşa sevk etme ve fuhuş yapılmasını sağlama suçundan, sanıklar ..., ..., ... hakkında, katılan ...'e yönelik tehdit suçundan; sanıklar ..., ..., ... hakkında, mağdur ...'e yönelik tehdit suçundan; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mağdurlar ..., ... ve Yusuf Biricik'e yönelik ayrı ayrı yağma suçlarından; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mağdurlar ..., ..., ..., ... ve Yusuf Biricik'e yönelik ayrı ayrı hürriyetten yoksun kılma suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde satın alıp bulundurma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:

Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında katılan ... yönelik insan ticareti suçu için kurulan hüküm yönünden duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunmalar doğrultusunda yapılan değerlendirilmede;
Katılan ... 'in çaresizliğinden yararlanan diğer sanıklar ... ve ...'in aracılığı ile ilk defa sanık ...'nın gözetimi altında uzunca süre fuhuş yaptırıldığı ve katılanın fuhuştan kazandığı paranın yarısını sanık ...'nın diğer yarısını sanık ...'in alması karşısında; sanık ...'nın zaman zaman katılanın fizyolojik rahatsızlığı nedeniyle fuhuş yapmamasına göz yumması eyleminin insan ticareti suçunun unsurlarının oluşmasına engel oluşturmayacağı anlaşıldığından; tebliğnamedeki bu konuda bozma isteyen düşünceye katılınmamıştır.

İddianamede ve Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki mütalasında sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 149/1-d maddesinin uygulanılması istenmediği halde, ek savunma hakkı verilmeden bu bent ile uygulama yapılması yasaya aykırı ise de, birden fazla bendin ihlal edilmiş ve bunların teşdit nedeni olarak gösterilmiş olması karşısında; oluş ve dosya kapsamına göre, müşteki ...'den yağmalanan cep telefonu soruşturma aşamasında sanık ... tarafından iade edilmiş ise de, 50,00 TL paranın iade edilmediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 168/4. maddesi uyarınca mağdurun rızası sorulmadan aynı kanunun 168/3-1. cümle ile yağma suçundan verilen cezasından indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanıklara yükletilen dava konusu eylemlerin yasada öngörülen suç tiplerine uygun olarak nitelendirildiği,

İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçların sanıklar tarafından işlendiği,

Soruşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,

Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,

Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca, cezaların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;

1- T.C. Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK'nın 150,234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanıklar için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunmanın ücretlerinin sanıklardan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıklardan alınmasına hükmedilmesi,

2 - Suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin “ayrı ayrı” yerine, “eşit” alınmasına hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanları Av. ..., Av. ... ve Av. ...'ın temyiz dilekçelerinde ve duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar ..., ... ... ve ... hakkında katılan ... yönelik insan ticareti suçu yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “yargılama giderlerine ilişkin” bölüm çıkartılarak yerine “Bu dava nedeni ile, sanıkların yargılama gideri olarak sarfına neden oldukları adli tıp gideri 7.856,00 TL, posta gideri 52,10 TL ve tebligat gideri 259,00 olmak üzere toplam 8.167,10 TL Mahkeme masrafının sanıkların neden oldukları oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 07.05.2014 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ahmet Kerem Şamlı'nın katıldığı oturumda, sanıklar ve savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.