B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2015 tarihli ve 2013/827 Esas, 2015/526 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

2.Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2015 tarihli ve 2013/827 Esas, 2015/526 Karar sayılı kararının sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 30.11.2017 tarihli ve 2017/22962 Esas, 2017/25540 Karar sayılı kararı ile "Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2018 tarihli ve 2017/1218 Esas, 2018/868 Karar sayılı kararı ile sanık ... dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapisten çevrili 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; katılan ile uzlaşmak istediğine ilişkindir.

1. Sanık ...'nun suç tarihinden yaklaşık 1 yıl kadar önce katılan ile tanıştıkları, sanığın kendisinin gümrükte çalıştığını ve ucuz buzdolabı satıldığını katılana söylemesi üzerine katılanın sanıktan bir adet buzdolabı almayı talep ettiği, bunun üzerine sanığın, katılana "sen parayı gönder, ben buradan senin adına işlemleri yapar, kendi adıma buzdolabını satın alır, sana da kargo ile gönderirim" dediği ve katılanın 07.12.2012 tarihinde...PTT Şubesinde sanığın kimlik numarası ile açılmış hesabına posta çeki ile 527,00 TL gönderdiği, katılanın göndermiş olduğu paranın 07.12.2012 günü sanık tarafından PTT ... şubesinden çekildiği, paranın sanık tarafından PTT şubesinden çekilmesinin ardından katılan ile irtibatını kestiği, sanığın benzer şekilde işlemiş olduğu hırsızlık ve dolandırıcılık suçlarından dolayı hakkında arama kaydının bulunduğu anlaşılmakla hakkında kamu davası açılmıştır.

2. Sanık savunmasında; Ankara'da ismini tam olarak hatırlayamamakla birlikte...olduğunu tahmin ettiği kişi ile konuştuğunu, beyaz eşya sattığını söylediği, beyaz eşyaları gümrükten aldığını, PTT'deki hesabına 550,00 TL göndermesini istediğini ve paranın geldiğini, kendisi tarafından PTT ...şubesinden parayı çektiğini, amacının katılanı dolandırmak olmadığını, taahhüt ettiği buzdolabını temin edemediği için katılana gönderemediğini, katılanın zararının karşılamak istediğini beyan etmiştir.

3. Katılan aşamadaki beyanında; "Sanığı Didim'de Kent Otel'de aşçı olarak çalıştığından dolayı tanıyordum. Daha sonra bana İzmir Gümrük'te işe başladığını, Didim'e gelip gittiğini söyledi. Sanık bana "gümrükte eşyalar oluyor, almak ister misin" diye teklifte bulunuyordu. Ancak ihtiyacım olmadığından dolayı istemiyordum. Daha sonra olay günü beni telefonla aradı. Gümrükte olduğunu ve beyaz eşyalar olduğunu söyledi. Fiyatlarını söyledi. Ben de fiyatlar uygun olduğundan dolayı almak istedim. Kendisine 527,00 TL havale yaptım. Ancak daha sonra bana herhangi bir beyaz eşya gelmedi. Daha sonra beni aradığı numaraları kapatmıştı. Dolandırıldığımı anladım. Emniyete şikayette bulundum. Beni dolandıran sanıktan şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum. Olay nedeniyle 527,00 TL zararım vardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.

4. Dosya bozma sonrası Uzlaştırma Bürosuna gönderilmiş ve katılanın uzlaştırmayı kabul etmemesi üzerine uzlaştırma gerçekleştirilememiş ve dosyanın iade edildiği anlaşılmıştır.

5. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2018 tarihli ve 2017/1218 Esas, 2018/868 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2024 tarihinde karar verildi.