SUÇTAN ZARAR GÖREN: ...
SUÇLAR: Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
I. Katılan ... Vekilinin Sanıklar ... ve ... Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Verilen Beraat Kararlarına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Hazine vekilinin 24.06.2016 havale tarihli temyiz dilekçesinde, temyiz eden olarak "..." belirtilmişse de, 05.03.2014 tarihli duruşmada Maliye Bakanlığı vekili olarak duruşmaya katılan ... vekilinin davaya katılma talebi üzerine Mahkemece Maliye Bakanlığının kamu davasına katılmasına karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan açılan davalarda suçtan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan katılan ... vekilinin hükümleri temyiz etme hakkı olmadığından; katılan ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II. Suçtan Zarar Gören ... Vekilinin Sanıklar ... ve ... Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Verilen Beraat Kararları ile Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Beraat Kararına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından açılan davalarda suçtan doğrudan zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan şikâyetçi ... vekilinin hükümleri temyiz etme hakkı olmadığından; suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
III. Sanık ... Hakkında Kamu Malına Zarar Verme Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Sanık ... ve Suçtan Zarar Gören ... Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Kamu malına zarar verme suçu yönünden katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığının, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan iade işlemi üzerine Bakanlık vekilinin 25.05.2021 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Kanun'un 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Kamu malına zarar verme suçu yönünden suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
2. Hüküm tarihinde aynı yargı çevresinde bulunan Adana 1. No.lu Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 24.05.2016 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.