Sanıklardan ... hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan mahkumiyet, haksız mal edinme suçundan beraat, ... hakkında atılı suçtan beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
1412 ... Kanun'un 260/1. maddesine göre sanıklara atılı suçlardan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kovuşturma aşamasında davadan haberdar edildiği halde vekilinin 01.04.2016 havale tarihli dilekçesinde davayı takip etmeyeceklerini belirttiğinden temyize ... olmadığı anlaşılmakla, vekilinin temyiz isteminin 5320 ... Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 ... Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin müdafiinin sanık ... hakkında irtikap suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suç tarihinde Gündoğan Belediyesinde fen işleri müdürü olarak görev yapan sanığın, katılan ..., işlettiği otel için yapı kullanım izin belgesi almak üzere belediye fen işleri müdürlüğüne müracaat ettiğinde, ilgili işlemleri yapmadığı, tadilat projesi hazırlamaları gerektiğini söyleyerek işleri zorlaştırmaya başladığı, ardından katılanı yapı kullanım izin belgesi verme karşılığında 200.000,00 TL maddi menfaat teminine zorladığı, katılanın şikayeti üzerine önceden seri numaraları alınmış 5.000,000 TL'nin sanığa verilmek üzere katılan ...'e teslim edildiği, ...'in belediye binasına gittiği ve sanıkla görüşüp parayı verdikten sonra dışarı çıktığı, bina dışarısında bekleyen kolluk görevlilerinin binaya girip koridorda karşılaştıkları sanıktan 5.000,00 TL'yi rızaen teslim aldığı iddia ve kabul edilen somut olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.03.2010 tarihli ve 2009/5-167-2010/70 ... Kararında da açıklandığı üzere, icbar suretiyle irtikap suçunda mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli olmak koşuluyla, doğrudan doğruya veya dolaylı biçimde yapılan her türlü zorlayıcı hareketin icbar kavramına dahil olduğu, manevi cebirin, belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması, mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerektiği, mevcut delil durumuna ve olayın oluş şekline göre sanığın öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere Yasa'nın öngördüğü anlamda icbar boyutuna varan bir davranışı bulunmadığından somut olayda cebri irtikap suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı nazara alınarak katılanların talep ettiği yapı kullanım izin belgesinin, talep halinde düzenlenmesi gerekli bir belge olup olmadığı konusunda araştırma yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini ile yapı kullanım izin belgesi verilmemesi gerektiği halde vermek için menfaat talep ettiğinin anlaşılması halinde eyleminin rüşvet almaya teşebbüs suçunu oluşturacağı, yapı kullanım izin belgesinin verilmesi gerektiğinin anlaşılması halinde ise suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 ... Kanun'un 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlamaya teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik araştırma ile suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 ... Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 ... Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 ... Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.