Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2015/580 Esas, 2016/313 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.09.2021 tarihli, 2021/46790 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz isteği; mahkemece verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

1.Sanığın kendi fotoğrafını havi ancak katılan ......'ye ait kimlik bilgilerine göre oluşturulmuş sahte nüfus cüzdanı, sürücü belgesi ve MEB personel kimlik kartını düzenletiği ve bu belgeleri ...Odea Bank'ta kullanarak sahte kredi sözleşmesi imzaladığı banka görevlilerinin şüphelenmesi üzerine sanığın krediyi çekemeden yakalandığı iddia olunmuştur.

2. Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan dolayı...Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yapıldığı ve açılan kamu davasının...2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/104 esas sayılı dosyasından yargılama yapılmıştır.

3. Sanık savunmasında, suçunu ikrar etmiştir.

4. Mahkemece emanatin 201/197 sırasında kayıtlı suça konu belgelerin incelenmesinde, kimliklerde soğuk mühür izinin bulunduğu belgelerin aldatıcılık niteliğine haiz olduğu gözlemlenmiştir.

5. Tüm dosya kapsamına dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1. Sahte olarak düzenlenen nüfus cüzdanını sürücü belgesi ve MEB personel kimlik kartı ile banka şubesine müracaat ederek kredi sözleşmesi imzalayan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan ve zincirleme suça ilişkin uygulama yapan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2015/580 Esas, 2016/313 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2024 tarihinde karar verildi.