SUÇLAR: Konut dokunulmazlığının ihlâli, hakaret

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...'un temyiz dilekçesinde açıkça hakkında kurulan hükümlerden gerekçeli kararın b ve c bendinde bulunan mahkûmiyetleri temyiz ettiğini belirttiği, buna göre temyizin kapsamının hakaret ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçları ile sınırlı olduğu, sanığın kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünü temyiz etmediği belirlenerek yapılan incelemede;

1- Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Sanık hakkında hükmolunan cezaların miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

2- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
24.10.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesiyle 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.