Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, sübut bulduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:

Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
Davalı vekilinin bildirdiği tanıklardan sadece biri dinlenmiş, diğer ikisine yapılan tebligatlar adreste tanınmadığı / adresten ayrıldığı şerhi ile bilâ tebliğ dönmüştür. Davalı vekili bir sonraki celsede tanıkları hazır edeceği şeklinde duruşmada beyanda bulunmuş, Mahkeme ise ara kararı ile "HMK’nun 243. maddesi gereği davalı tanığı G.D. ve G.B.’nin dinlenmemelerine" karar vermiştir.
6100 sayılı HMK’nun 240/3 maddesinin “Tanık listesinde adres gösterilmemiş veya gösterilen adreste tanık bulunamamışsa, tarafa adres göstermesi için, işin niteliğine uygun kesin süre verilir. Bu süre içinde adres gösterilmez veya gösterilen yeni adres de doğru değilse, bu tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılır. ” şeklindeki hükmüne göre işlem yapılması gerekirken yazılı gerekçelerle iki davalı tanığının dinlenmemesi yönündeki ara kararı ile savunma hakkının kısıtlanması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.