Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, atılı diğer suçtan mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dolayı 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesine göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanunun 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizi mümkün bulunmadığından ve bu karara yönelik temyiz istemi CMK'nın 264. maddesi hükmüne göre itiraz kabul edilip bu hususta gerekli kararın mahalinde merciince verilmesi gerektiğinden bu suçlardan açılan temyiz davasının incelenmeden iadesine incelemenin beden veya ruh salığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun suç işleme kararının yenilendiğine dair yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde atılı suçtan iki kez hüküm kurulması,
Hükümlerden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58,59,60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102,103,104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 13. maddesi ile TCK'nın 103. maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Uygulamaya göre de;
Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 103/2, 103/6. maddeleri gereğince hükmedilen 15 yıl hapis cezası üzerinden, aynı Kanunun 31/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapıldığında bulunan 7 yıl 6 ay hapis cezasının aynı maddenin son cümlesindeki düzenleme gereği 7 yıldan fazla olamayacağı ve TCK'nın 62. maddesinin de bu ceza üzerinden tatbiki gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması neticesinde fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirdiğinden, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sonuç ceza miktarları toplamı itibarıyla kazanılmış hak gözetilerek hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.