Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 140 ada 59 ve 65 parsel sayılı sırasıyla 11813,29 m2 ve 17590,65 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan sözedilerek, aynı ada 63 parsel sayılı 12063,99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan sözedilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Kadastro tespitinden önce davacı ... tarafından Asliye ve Sulh Hukuk Mahkemesinde davalı ... ve arkadaşları aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davaları birleştirilmek suretiyle görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 140 ada 59 ve 65 parsel sayılı taşınmazların davacı ... adına, dava konusu aynı ada 63 parsel sayılı taşınmazın ise davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava ve temyiz konusu 140 ada 63 ve 65 parsel sayılı taşınmazların uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 28.12.2011 tarihli rapor ve eki haritada sarı renk ile boyalı olarak gösterilen bölümün kamunun istifadesine sunulmuş kadim yol olmadığı, dava konusu 140 ada 63 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı ... yararına, dava konusu 140 ada 59 ve 65 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde ise davacı ... yararına aktarılan dava tarihinde 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile 140 ada 59,63 ve 65 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

2-Dava ve temyize konu uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 28.12.2011 tarihli rapor ve eki haritada kırmızı renk ile boyalı olarak gösterilen 931 m2 yüzölçümündeki bölümün tescil harici bırakılan yol içerisinde kaldığı, kadastro sırasında tutanağının düzenlenmediği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kural olarak tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlar hakkında açılan davaların genel mahkemede görülmesi zorunlu, Kadastro Mahkemesinde çözümlenmesi olanaksızdır. Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilmesi gerekir.
Hal böyle olunca dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın onaylı örneğinin görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 10.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.