TCK'nın 158/2, 43/1,53 ve 52. maddeleri gereğince mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Gerekçeli karar başlığında suç adının “Kamu Görevlileriyle İlişkisi Olduğundan, Onlar ... Sayıldığından ... Ve Belli Bir İşin Gördürüleceği Vaadiyle Aldatarak Dolandırıcılık” yerine, “Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık” olarak yazılması suretiyle yapılan hatanın ve mahkumiyet hükmü kurulurken sevk maddelerinin yazılmaması şeklindeki eksikliklerin mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın, kız arkadaşı vasıtasıyla tanıştığı motosiklet satışı yapan katılanlara şoför olarak çalıştığı Maltepe Belediye Başkanlığı tarafından oluşturulacak motosikletli zabıta ekibi için motosiklet ihalesi yapılacağını, bu ihaleyi almaları konusunda belediye başkanı ile görüşüp işi alabileceğini söyleyerek, gerçekte ilgili belediye tarafından bu şekilde bir ihale hazırlığı olmadığı halde, katılan ...’tan değişik zamanlarda para aldığı, bu suretle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları ile dosya kapsamına göre sanığın suçunun sabit olduğu dikkate alınarak, mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş olup, sanığın belediye başkanının ünvanını belirterek menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin suçun sabit olmadığı gerekçesine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 04.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.