Davacı; 1986/2-9-10-11-12.aylar ile 1987 /1.ayına ait sigorta primlerinin dava dışı işveren ...Esnaf Kefalet Kooperatifi tarafından ödenip, bildirgelerin verilmiş olmasına rağmen bu primlerin kurum kayıtlarına girmediğini belirterek 1986/2-9-10-11-12.aylar ile 1987 /1.ayında 506 Sayılı Yasaya tabi olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir.
Mahkeme, yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
506 sayılı Kanunun 4.maddesi ile “sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler” işveren olarak tanımlanmıştır. ”Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Hizmet tespitine yönelik davanın da işverene karşı açılması gerekir. Kaldı ki, anılan Yasanın 79/10. maddesine göre, bu tür tespit davalarının sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltmesi gerekir.
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkin olup, işverene husumet yöneltilmemiştir. Mahkemece, davacının dava dışı işyerinde çalıştığının kabul edilmesi karşısında, davanın işverenin de hak alanını ilgilendirmesi nedeniyle, işverene usulüne uygun şekilde husumet yöneltilmeli, göstereceği bütün deliller toplandıktan sonra, davacının talebi değerlendirilmelidir. Husumet dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bir husustur.
Yukarıda açıklanan bilgiler ışığında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; öncelikle, işverene HMK’nun 124. maddesindeki düzenleme gözetilerek husumet yöneltilmesi sağlandıktan sonra işin esasına girilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, sair yönler incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.