Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, elektrik aboneliğine dayalı alacak bakımından menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı alacaklı vekilinin 25.07.2011 tarihli 10. celsedeki, davacının gerçek borçlu olmadığı tebligatın hatalı olduğu yönündeki beyanı esas alınarak, davanın konusuz kaldığından reddine ve davacı lehine 7.747,00 TL ücreti vekalet taktirine karar verilmiştir.
Mahkemece oluşturulan bu hüküm, HMK'nın 297. maddesine aykırıdır. Zira davanın konusuz kaldığının belirlenmesi halinde karar verilmesine yer olmadığına, davanın kabulü halinde kabule, reddi halinde ise redde karar verilmesi ve bu sonuçlara bağlı olarak da ücreti vekaletin takdiri gerekir. Oysa mahkeme kararında davanın konusuz kaldığı belirtilerek red kararı verilmiş, ancak davacı yararına ücreti vekalet takdir edilmiştir. Kararın kendi içinde çelişkili olması bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 10.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.