Taraflar arasında görülen davada Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2008/616-2010/808 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka şubesi nezdindeki hesabında bulunan 9.000 TL'nın internet yoluyla çekildiğini, işlemin davacının ağabeyi adına kayıtlı Turkcell hattının sim kartı sahte kimlikle değiştirilerek gerçekleştirildiğini, zararın davalı Banka ve GSM operatörünün kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek, 9.000 TL'nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, doğrulama şifresinin başkalarının eline geçmesinde müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın husumet yönünden ve esastan reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan Şengüller GSM'nin tüzel kişiliğinin bulunmadığı, bir güven kuruluşu olan Banka'nın sadece SMS onay şifresi ile teyit alıp başkaca bir güvenlik önlemi almadan para transferi yapılmasında ve paranın kötü niyetli kişilerin eline geçmesinde tam kusurlu olduğu, davalı Banka ile Turkcell arasında davacıya ortak hizmet verecekleri yönünden bir sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle, davanın Şengüller GSM yönünden husumetten, Turkcell İletişim Hizmetleri yönünden esastan reddine, davanın davalı Banka yönünden kabulü ile 9.000 TL'nın 18.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı Banka vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Ancak, davacı vekili, davaya konu miktarın en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş olup, mahkemece yasal faiz oranı üzerinden hüküm kurulmuştur.
Mülga 6762 Sayılı TTK’nın 4. maddesinin 6. bendinde bankalar ve ödünç para verme işleri kanunlarında tanzim olunan hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Davacının davalı Banka nezdinde hesabının bulunması nedeniyle aralarında akdi ilişkinin mevcut olmasına göre de davanın ticari nitelikte olduğunun kabulü ile 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca hüküm altına alınan tutara avans faizi oranlarının uygulanması mümkün olup, davacının mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanması yönündeki isteminin ticari işlerde uygulanan avans faizi oranını da içerdiğinin kabulü gerektiğinden hüküm altına alınan miktarın avans faiz oranı ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faiz oranlarının uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacının bu yöndeki temyiz itirazının kabulü ile hükmün HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Banka vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “yasal” kelimesi hüküm fırkasından çıkartılarak yerine “avans” ibaresi yazılmak suretiyle kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 400,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...Ş.'den alınmasına, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.