Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 745 parsel sayılı 7450 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı ... oğlu ... mirasçıları adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, tespite esas alınan dayanak tapu kaydının taşınmaza ait olmadığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamının 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yüzölçümüyle belirlenmesi gereğine değinen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu 745 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 03.05.2012 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli 4595,00 m2 yüzölçümündeki bölümün tespit gibi davalı ... oğlu ... mirasçıları adına tapuya tesciline, aynı rapor ve eki haritada (B) harfi ile işaretli 2855,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün ise en son parsel numarası verilmek suretiyle mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, kararda gösterilen gerekçelere, Dairemizin bozma kararı çerçevesinde işlem yapıldığının ve karar verilirken bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de gözönünde bulundurulduğunun anlaşılmasına göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ...'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 10.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.