Hırsızlık, mala zarar verme suçlarından sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine dair, Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 30.03.2010 gün ve 2007/365-2008/174 sayılı hükme karşılık, sanığın temyiz talebinin reddine ilişkin Dairemizin 06.02.2012 gün ve 2011/6948-2012/1843 sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2012 gün ve 2012/262109 sayılı yazısı ile itiraz kanun yoluna başvurması üzerine,
Dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü;
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
5271 sayılı CMK.'nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;
Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda mahkumiyetine ilişkin Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30.03.2010 gün ve 2007/365-2008/174 sayılı kararının 02.07.2010 tarihinde "Aynı çatı altında muhatapla birlikte oturan oğlu ...imzasına tebliğ edildi" şerhi ile tebliğinden sonra, sanık tarafından 05.07.2011 tarihinde temyizi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 06/02/2012 tarihli kararı ile "Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ...'in temyiz talebine yönelik incelemede;
asal süre içinde temyiz başvurusunda bulunmayan sanık ...'in bu konudaki isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,...."karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.11.2012 gün ve 2012/262109 sayılı yazısı ile "...Sanığın yokluğunda verilen hükmün sanığın yasal ikametine 02/07/2010 tarihinde adresinde oğlu ...'e yapıldığı anlaşılmaktadır. Oysa sanığın 06/08/2007 ile 24/07/2010 tarihleri arasında Kırşehir E tipi cezaevinde başka bir
suçtan tutuklu/hükümlü bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu halde tebligatın 7201 sayılı yasanın 19. maddesi gözetildiğinde, usulsüz olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Esasen sanığın yasal adresinde tebliği alan ...isimli kişinin sanığın bekar olması karşısında oğlu olmadığı ve bu yüzden de tebligatın geçersiz olduğu belirlenmiş olup, ilk hükme yönelik 05/07/2001 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeplerle temyiz istemi süresinde olduğundan REDDİNE karar verilmesi yasaya aykırı olmuştur...."görüşü ile itiraz yasa yoluna başvurarak Özel Dairenin red kararının kaldırılmasına ve hükmün sair yönleri ile incelenmesi isteminde bulunmuştur.
Kırşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun 18.06.2012 tarih ve 2012/12998 sayılı yazısında sanık ...'in kuruma 06.08.2007 tarihinde teslim alındığı, 24.07.2010 tarihinde ... Açık Ceza İnfaz Kurumu'na sevk edildiğinin belirtilmiş olması karşısında;
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı yerinde görüldüğünden İTİRAZIN KABULÜNE,
2- Dairemizin 06.02.2012 gün ve 2011/6948-2012/1843 sayılı sanık ... hakkındaki “TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE” ilişkin kararının kaldırılmasına,
Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Sanığın başka suçtan aynı yargı çevresindeki cezaevinde tutuklu bulunduğunun anlaşılması karşısında, hükmün açıklandığı 30.03.2010 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.