B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2015 tarihli ve 2014/363 Esas, 2015/291 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2015 tarihli ve 2014/363 Esas, 2015/291 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/13449 Esas, 2019/12991 Karar sayılı kararı ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2019/1025 Esas, 2020/343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43,62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve10.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/13449 Esas, 2019/12991 Karar sayılı bozma ilamında; "sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu, 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamına alınmış olup, CMK’nın 253. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesine 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklendiği, suçun uzlaştırma kapsamında olmayan özel belgede sahtecilik suçu ile birlikte işlenmiş olduğu, her iki suçun mağdurunun katılan şirket olması nedeniyle uzlaşma kapsamında değerlendirilemeyeceği" şeklinde değerlendirme yapılmış ise de; 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan Kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği de dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun ise katılan Başaran Otomotiv .. A.Ş'ye karşı işlendiğinin kabul edildiği, dolayısıyla sanığa isnat edilen özel belgede sahtecilik suçu ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2019/1025 Esas, 2020/343 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2024 tarihinde karar verildi.