İNCELENEN KARARIN:

Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Mahkemenin gerekçesi yeterli görüldüğünden tebliğnamedeki 1 No.lu bozma düşüncesine katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Mahkemece, hükmün gerekçesinde sanığın olay günü gündüz saatlerinde Ziraat Bankasına ait ATM önünde bekleyen şikâyetçiye yardım etmek bahanesiyle 300 TL'sini alarak, 200 TL'sini bankaya yatırması, 100 TL'sini çalması biçimindeki eyleminin TCK'nın 141/1. maddesine uyduğu ve temel ceza 1 yıl olarak belirlendiği halde hüküm fıkrasında uygulama maddesinin aynı Kanun'un 142/1. maddesi olarak yanlış yazılması,

2. Şikâyetçinin 26.02.2015 tarihli duruşmada, sanığın 100 TL'yi kendisine olayın ertesi günü verdiğini söylemesi karşısında, etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleşmiş olması nedeniyle TCK'nın 168/1. maddesi yerine 168/2. maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,

3.Sanığın şikâyetçiden aldığı paranın 100 TL'sini bankaya yatırmayarak çaldığının anlaşılması karşısında, TCK'nın 145. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.