SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2014 tarihli ve 2013/40 Esas, 2014/335 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıklar ..., ... ve Hasan ...'ın resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmaları gerekirken kast yokluğundan haklarında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Katılan vekili, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna dair süre tutum dilekçesi vermiş, gerekçeli temyiz dilekçesi ibraz etmemiştir.
Sanık ... müdafinin temyiz isteği, sanık hakkında beraat kararları verilmesine karşın vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Sanık Hasan ..., inşaat ve taahhüt işlerinde işleri yapacağından bahisle iş yeri açmış, muhasebecisi sanık ... ve ...'in oğlu olan sanık ... ile eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek, adı geçen diğer sanıklar söz konusu iş yerinde çalışmamasına karşın çalışıyor gibi gösterilerek işe giriş bildirgesi düzenledikleri ve ...'na göndererek sigorta başlangıcı yapılması sağladıkları iddiası ile tüm sanıklar hakkında kamu davası açılmış, Mahkemece katılan kurum tarafından yapılacak bir denetim ile sigortalı bildirimlerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının ortaya çıkabileceği, bu nedenle hile unsurunun olayda gerçekleşmediği kabulü ile sanıklar hakkında yasal unsurları oluşmayan nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatlerine karar verilmiş, yine resmi belgede sahtecilik suçundan da, düzenlenen belgelerin bildirim mahiyetine olması nedeniyle yasal unsur yokluğundan beraat kararı verildiği gerekçeli kararda açıklanmış, hüküm fıkrasında ise kast yokluğundan beraat kararları verildiği belirtilmiştir.

Sahtecilik suçlarında suçtan zarar görenin, suçun maddi unsurunun hedef aldığı kişi olması ve suçun konusunu oluşturan belgelerin şikayetçi kuruma karşı kullanılması nedeniyle, yüklenen resmi belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar gören şikayetçi kurumun, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca atılı suçtan açılan kamu davasına katılma ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, Tebliğnamedeki bu yönde "ret" isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık ... yönünden; Anayasa Mahkemesinin 8/9/2022 tarihli ve 2021/118 Esas, 2022/98 Karar sayılı iptal kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan yeni düzenlemeye göre "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir" hükmü iddianamede gösterilen fiilin suç teşkil etmeyeceği de gözetildiğinde sorgusu yapılmadan hüküm kurulmasında hukuka aykırılık bulunmadığında hususta bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak olunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık müdafiinin temyizi; sanık hakkında berat hükmü kurulmasına karşın, sanık lehine vekalet ücreti verilmemesinin hukuka aykırı olduğu iddiası ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168 inci maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler ve Suça Sürüklenen Çocuklar ...ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

2. Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocukların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve ikinci fıkrası ile 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, resmi belgede sahtecilik suçu için öngörülen 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin ve nitelikli dolandırıcılık suçu için öngörülen 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

D. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 14.12.2017 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

A.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2014 tarihli ve 2013/40 Esas, 2014/335 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2014 tarihli ve 2013/40 Esas, 2014/335 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; "3.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin hazineden alınarak beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanığa verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

C. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler ve Suça Sürüklenen Çocuklar ...ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2014 tarihli ve 2013/40 Esas, 2014/335 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

D. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenle Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2014 tarihli ve 2013/40 Esas, 2014/335 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2024 tarihinde karar verildi.