5237 sayılı TCK'nın 89/4,62,50/1-a-4,52/2-4,63. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen 18.09.2008 tarihli kararın, sanığın aynı konutta oturan annesi ... isimli bir şahsa 24.11.2008 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın nüfus kaydı incelendiğinde anne adının ... olduğu, bu nedenle tebligatın usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından, temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
23.01.2007 tarihli duruşma günü ve iddianamenin 21.12.2006 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine ve 23.01.2007 tarihli oturumda hazır bulunan sanığa 5271 sayılı CMK'nın 147. maddesi uyarınca hakları hatırlatıldıktan sonra sanığın haklarını anladığını, müdafii istemediğini, savunmasını kendisinin yapacağını beyan edip savunmasına başlamasına göre, sanığın hakkında düzenlenen iddianame ve içeriğinden haberdar olarak savunma yaptığı ve savunma hakkının kısıtlanmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki “iddianame okunmadan sanığın sorgusunun yapılması suretiyle CMK'nın 191. maddesine aykırı davranılması” düşüncesiyle bozma öneren görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin teşdide, cezanın ertelenmemesine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 07.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.