SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik
yönünden)

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, İstinaf başvurusunun düzeltilerek
esastan reddi
Sanık ..., sanık ... ve müdafii

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 08.07.2021 tarihli ve 2021/728 Esas, 2021/800 Karar sayılı Kararı ile aynı esas ve karar sayılı, 11.08.2021 tarihli ek kararın temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

1.Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı yapılan temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik temyiz talebi yönünden;
Sanık hakkında on yıl veya daha az hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren resmi belgede sahtecilik suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraate ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının, CMK'nın 286/2-g maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olması karşısında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin temyiz isteminin CMK'nın 296 ncı maddesi gereğince reddine dair 11.08.2021 tarihli usule uygun ek kararının ONANMASINA,

2. Tüm sanıklarla ilgili olarak temyizin kapsamına göre münhasıran Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan verilen mahkumiyet kararlarına karşı yapılan temyiz talepleri yönünden;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmedilen cezaların nev ve miktarı itibariyle yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2021 tarih ve 2017/125 Esas ve 2021/86 sayılı Kararı ile;

a. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

b. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

c. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

d. Sanık ... hakkında;
D.1 Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
d.2 Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2019/97 Esas, 2020/9 Karar sayılı kararı ile;

a.Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

b. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

c. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

d. Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, ayrıca resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.10.2021 tarihli ve ek karar onama, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık ... müdafiinin temyiz istemleri özetle;
*Diğer sanık ...'ın soyut beyanını destekler teşhis işleminde bulunmadığına,
* ... isimli kişiden ele geçen metaryalde sanığın isminin geçmediği sadece "kuyumcu ..." ibaresinin geçtiği, söz konusu flash belleğin delil niteliğinin olmadığına, ayrıca buna ilişkin bilirkişi raporu da alınmadığına,
*Delillerin hukuka aykırı elde edildiklerine,
*Kabul anlamına gelmemekle birlikte sanık hakkındaki iddiaların olsa olsa yardım suçunu oluşturacağına,
*Suçun unsurlarının oluşmadığına,
*Yetersiz delille mahkumiyet hükmü kurulduğuna,
*Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemleri özetle;
*Diğer sanık ...'ın ilk beyanlarını mahkemede inkar ettiğine, hukuka aykırı alınan beyanlarının hükme esas alınamayacağına,
*Sosyal medya paylaşımlarının sanık tarafından yapılmadığına,
*Hukuk ilkelerinin göz önünde bulundurulmadığına,
*Suçun unsurlarının oluşmadığına,
*Yetersiz delille mahkumiyet hükmü kurulduğuna,
*Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemleri özetle;
*Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
*Sanığın kolluk beyanlarının hukuka aykırı şekilde alındığına,
*Delillerin hukuka aykırı elde edildiğine,
*Yetersiz delille mahkumiyet hükmü kurulduğuna,
*Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemleri özetle;
*Sanık hakkında İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/219 esas sayılı dosyasında mükerrer yargılama bulunduğuna,
*Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanıkların eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının esastan reddi, istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi, temyiz başvurusunun reddi kararları verilmiştir.

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına uygun kabule göre yapılan incelemede,

1.Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan hükümlerle ilgili temyiz talepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanıklar müdafiilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanık ... ve ... haklarında kurulan hükümlerle ilgili temyiz talepleri ile ilgili olarak;

a.Sanık ... yönünden;
UYAP kayıtlarının incelenmesinde sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/219 esasına kayden görülen derdest dava dosyasının bulunduğu görüldüğünden her iki suç arasındaki geçitli suç ilişkisi de gözetilerek anılan dosyaların aslı veya onaylı suretleri getirilip incelenmesi, imkân bulunduğu takdirde dava dosyalarının birleştirilmesi, mümkün olmaması halinde varsa ilgili delillerin iş bu dosya içine dercedilmesi,

b.sanık ... yönünden;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
TCK’nın 62. maddesinin uygulanması bakımından takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın faillerinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önüne alınarak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun, olaya özgülenmiş ilgili ve yeterli gerekçeye istinaden bir indirim oranının takdir ve tespit edilmesi gerekirken, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında örgütle olan irtibatı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları hakkında bilgi veren, verdiği bilgiler mahkumiyetine esas alınan ancak ikrarından dönmesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümleri uygulanmayan ve duruşmalarda olumsuz davranışı tespit edilemeyen sanık hakkında “Sanığın kişiliği, yargılama süresinde gösterdiği davranışları” bahisle olgusal temele dayanmayan, yetersiz ve dosya kapsamı ile de uyaşmayan gerekçe ile TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırıdır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle:

1.Sanıklar ... ve ... yönünden;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2019/97 Esas, 2020/9 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

2-Sanık ... ve ... yönünden;
Sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2019/97 Esas, 2020/9 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.