SUÇLAR: Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/608Esas, 2016/284 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 2 ay 27 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
2. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
Karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, eksik inceleme yapıldığına, katılanın çelişkili anlatımda bulunduğuna, tanık M.K.Ç.'nin gerçeğe aykırı ifade verdiğine, cezalandırmaya yeter, kesin, kuşkudan uzak ve inandırıcı delil bulunmadığına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
Meydana gelen trafik kazası nedeniyle taraflar arasında çıkan tartışmada sanığın, katılana hakaret niteliğinde sözler söyleyip, tekme atarak yaraladığı, sanık savunması, katılan beyanı, tanıklar S.Ç. ve M.K.Ç.'nin anlatımları, 28.05.2015 tarihli katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığına dair rapor içeriği ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanık müdafiinin bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekliliği karşısında, mükerrir olmayan sanığın, kişiliği olumlu değerlendirilerek hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 ve 51 inci maddeleri uygulanmasına karşın, temel cezaların bireyselleştirilmesi sırasında sanığın kişiliği de belirtilerek hapis cezası seçilmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2024 tarihinde karar verildi.