Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve sanıklar ... ile ... hakkında kamu görevlisine hakaret suçları yönünden suçtan zarar gören Adalet Bakanlığı vekili tarafından yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve sanıklar ... ile ... hakkında kamu görevlisine hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet kararlarına yönelik, suçtan zarar gören Adalet Bakanlığı doğrudan zarar görmediği ve temyiz hakkı bulunmadığından CMUK’un 317. maddesi uyarınca suçtan zarar gören Adalet Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme, sanıklar ..., ... hakkında kamu görevlisine hakaret suçları yönünden sanıklar tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kamu malına zarar verme suçu yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen suçtan zarar gören Adalet Bakanlığının, duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği, yapılan iade işlemi üzerine suçtan zarar gören Adalet Bakanlığı vekilinin 09.07.2021 havale tarihli dilekçesi ile hükümleri temyiz ettiği anlaşılmakla, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı CMK'nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve suçtan zarar gören Adalet Bakanlığı vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.