Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2016 tarihli ve 2014/610 Esas, 2016/471 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

Sanığın temyiz istemi; suça konu çekin sahteliğini bilmeden iş karşılığı alıp cirolayıp kullanması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Sanığın çalıntı olan suça konu çeki kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla dava açılmış, sanık suçlamayı kabul etmemiş, çeki evinin tadilatını yaptığı Yiğit Bulut isimli şahıstan aldığını, bu kişinin açık adres ve kimlik bilgilerini bilmediğini sadece telefon numarasını bildiğini beyan etmiş, soruşturma aşamasın telefon numarasının Tuncay Özay isimli şahsa ait olduğu tespit edilmiş, alınan ifadesinde kendi adına böyle bir hat olup olmadığını bilmediğini sanığı ve Yiğit Bulut isimli şahsı tanımadığını beyan etmiş, mahkemesince sanığın benzer suçtan yargılanıp ceza aldığından ve Yiğit Bulut isimli şahsa ait bilgi veremediğinden savunmasına itibar edilmeyerek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir.

1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarihli ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere; sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve keyfiyetin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği, dosya arasına getirtilen suça konu belge aslı üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde, resmi belgede olması gereken zorunlu unsurların ve aldatcılık niteliğinin bulunduğu gözlemlendiğinden ve gerekçe yeterli görüldüğünden Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2016 tarihli ve 2014/610 Esas, 2016/471 sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2024 tarihinde karar verildi.