Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit - tazminat ve alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, teminat mektubunun paraya çevrilmesi nedeniyle teminat mektuplarının toplam bedeli olan 14.687 Dolar’ın nakde çevrilme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ve 20.000 TL manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, muarazanın önlenmesine ve teminat mektubunun iadesine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davacı vekilinin cezai şarta ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükme esas alınan 05.07.2006 ve 12.05.2006 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmeleri konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 8.3.2 maddesinde “işyerinin her ne sebeple olursa olsun kapalı kalması halinde aylık kira bedeli %50 zamlı olarak ödeneceği ” kararlaştırılmıştır. Özgür irade ile belirlenen bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Sözleşmede açıkça kira bedelinin yüzde elli zamlı olarak ödeneceği belirtilmesine rağmen kira bedelinin 1,5 katı (%150) üzerinden cezai şart miktarı tespit edilerek, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Davacı vekilinin Z01 nolu taşınmazın kira bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
101 nolu işyerinde olduğu gibi Z01 nolu işyeri için de 01.08.2008 ile 01.08.2009 tarihleri arasında kira bedeli alınmayacağına ilişkin taraflar arasında ek sözleşme yapıldığı görülmektedir. Bu durumda bu ek sözleşmeye göre yeniden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.