Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Büyükçekmece 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2013/133 Esas, 2015/426 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan beraatına karar verilmiştir.
B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.10.2019 tarihli, 15-2015/288862 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Hayvancılık yapan katılanın internet sitesinden sanığın telefon bilgisine ulaştıktan sonra sanıktan saman ve hayvan yemi almak istediğini söylemesi üzerine sanığın katılana kamyon bulduğunu söyleyerek para istediğini, katılanın PTT aracılığıyla 1000 TL gönderdiği, ertesi gün samanları yükleyeceğini söyleyerek tekrar 1000 tl daha istediği ve katılanın gönderdiği ancak samanları katılana göndermeyerek menfaat temin edildiğinin iddia olunduğu olayda; sanığın eyleminin dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen nitelikli halinin oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2024 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.