Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacı vekili, davacının davalı işveren yanında
uzun yol şoförü olarak çalıştığını, davalının 01/12/2010 tarihinde, 13/11/2010 tarihindeki kazadan sonra iş akdini İş Kanunu'nun 26. maddesinde öngörülen 6 günlük süreden sonra sonlandırdığını, davacının fazla mesai, hafta ve genel tatil günleri çalışma karşılıklarının ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı ile baz işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 13/11/2010 tarihinde trafik kazası yaptığını olayda 8/8 oranında kusurlu olduğunu, olayın 01/12/2010 tarihinde öğrenildiğinive davacının iradesindeki aracın pert olduğunu, kusurun öğrenilmesinin 01/12/2010 günü mümkün olduğunu ve ayrıca fesih bildiriminin 07/12/2010 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, feshin 4857 Sayılı İş Kanunun 25/II-ı maddesi gereğince gerçekleştirildiğini, davacının fazla mesai, hafta ve genel tatil günleri çalışmaları bulunmadığını, bu alacaklar yönünden de zamanaşımı def'inde bulunduklarını, ücretinin asgari ücret olduğunu ayrıca harcırahda verildiğini, uzun yol şoförü olmayıp, Bolu merkezli yakın illere sefer yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan dellillere göre davacının iş sözleşmesinin 6 iş günlük hak düşürücü süre içinde feshedilmediğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ayrıca bilirkişi raporunda belirli diğer alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının milli bayram ve genel tatil ücreti çalışma ücreti ihtilaflıdır.

Davacı vekili davacının milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek ücretinin tahsilini talep etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının takograf kayıtlarına göre çalıştığı tespit edilen milli bayram ve genel tatil günlerinin ücreti hesap edilmiş ve mahkemece hüküm altına alınmış ise de, davalı vekilinin sunduğu bordroların bir kısmında milli bayram ve genel tatil mesai ücreti tahakkuk ettirilmiş olup bunlar üzerinde durulmamıştır. Milli bayram ve genel tatil mesai ücreti tahakkuku bulunan bu bordolar üzerinde durularak bunların ödenip ödenmediği ve takograf kayıtlarından tespit edilen milli bayram ve genel tatil günlerine ait olup olmadığı tespit edilmeli ve sonucuna göre davacı lehine oluşan kazanılmış hak ihlal edilmeden alacak hüküm altına alınmalıdır. Bu yön üzerinde durulmamış olması hatalıdır.

3-Yıllık izin ücreti konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Davacı vekili davacının yıllık izinlerini kullanmadığını iddia ederek ücretini talep etmiştir.
Bilirkişi raporunda davacının hizmet süresine göre 70 gün izne hak kazandığı, 56 gün izin kullandığı, 14 günlük iznini kullandığının ispat edilemesi nedeni ile 14 gün için yıllık izin ücreti hesap edilmiş ve mahkemece davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan yıllık izin defterine göre davacı 13.9.2010-29.09.2010 tarihleri arasında yıllık izin kullandığı görünmekte olup davacının imzası bulunmadığından bu kayda itibar edilmesi mümkün değildir. Ancak 2010 yılı Eylül ayına ait bordroda davacı için 16 gün fiili çalışma ve 14 gün yıllık izin süresi için ücret tahakkuk ettirilmiş ve ödenmiştir. Bu bordro imzasız olan yıllık izin defterindeki kaydı teyit ettiğinden davacının bakiye 14 günlük yıllık iznini kullandığının kabulü gerekir. Bu nedenle talebin reddi yerine kabulü doğru olmamıştır.

4-Hafta tatili ücreti ihtilaflıdır.
Davacı yararına çözümü yapılan takograf kayıtlarına göre 01.01.2010-31.12.2010 tarihleri arasındaki dönem için 12 hafta tatilinde çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmış ise de, takograf kayıtlarının tüm dönemi kapsamadığı dikkate alındığında bilirkişi raporunun bu alacağa ilişkin hesaplaması denetime elverişli değildir. Davacının takograf çözümüne göre hangi hafta tatilinde çalıştığı tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmelidir.
Yapılacak iş, yukarıda yazılı 2 ve 4 numaralı bozma nedenleri konusunda ek hesap raporu alıp 3 numaralı bozma nedenini de kapsayacvak şekilde değerlendirme yaparak çıkacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.

O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 06.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.