Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme gereğince 30.12.2012 tarihli 55.000,00 TL bedelli çekin davalı tarafından verilmesi gerekirken verilmediğini, işin yapılıp bitirilmesine rağmen iş bedelinin çek verileceği kararlaştırılan 55.000,00 TL'lik bölümünün ödenmediğini belirterek, bu miktar alacağın ticari temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözü edilen 55.000,00 TL'lik alacağın 30.000,00 TL'sinin ciro edilerek verilen çek ile ödendiğini ve çekin 19.01.2013 tarihinde davacı tarafından ... Şubesi'nden tahsil edildiğini, 20.000,00 TL'lik bölümün alacaklı oldukları ... tarafından davacı şirkete elden ödendiğini, 5.000,00 TL'lik bölümün de davacı şirket yetkilisine 23.01.2013 tarihinde elden ödendiğini, cari hesap dökümünde de bu ödemelerin göründüğünü belirterek, davanın reddini istemiştir.

Mahkemenin 14.04.2015 tarihli ve 2013/196 Esas, 2015/394 Karar sayılı kararı ile ödeme savunmasının kanıtlanamadığı belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (15). Hukuk Dairesinin 08.03.2017 tarihli ve 2015/6113 Esas, 2017/1002 Karar sayılı kararıyla davalının cevap dilekçesinin ekinde "cari ayrıntılı hareket raporu" başlıklı belgeye dayanmış olduğu, mahkemece bu belgenin yeterince araştırılıp değerlendirilmediği, 6100 sayılı HMK'nın 199. maddesi gereğince belge niteliğinde olan bu kaydın sıhhatı araştırılıp ödemenin buna göre belirlenmesinin zorunlu olduğu, aynı şekilde bu belgede yer alan 19.01.2013 tarihli çekle 30.000,00 TL ödeme yapıldığının da davalı tarafından savunulduğundan bu çekin ödenip ödenmediği hususunun da araştırılmaması hatalı bulunmamış, karar temyiz eden davalı yararına bozulmuştur.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça sunulan ancak gerçek olduğu teyit edilemeyen cari ayrıntılı hareket raporu adlı belgede 19.01.2013 tarihli çekle 30.000,00 TL ödeme yapıldığı davalı tarafından savunulmuş olduğundan, çekin bankaca onaylı örneği dosya arasına alındığı, çekin davalının şirketince davacı şirkete ciro edildiği görülmüşse de kambiyo senetleri temel ilişkiden bağımsız soyut evrak olduğundan çekin bizzat kendisinden hangi hukuki ilişkiye istinaden verildiğinin anlaşılamadığı, davalı tarafça sunulan cari ayrıntılı hareket raporunun tüm araştırmalara rağmen var olup olmadığı tespit edilemediğinden çekin hangi ilişkiye binaen ciro edildiğinin belirsiz olduğu, buna ilişkin davacı şirket temsilcisinin isticvap edilmiş ve isticvap olunan davacı şirket temsilcisi ödemenin bulunmadığını, kendilerine cari ayrıntılı hareket raporu adlı belgenin gönderilmediğini beyan ettiği, dolayısıyla yapılan yargılama neticesinde davacı firma ile davalının, işlettiği traktör satış ofisinin cephe kaplaması, pencere camları, merdiven korkuluklarının yapımı gibi işler için sözleşme yaptıkları, her iki tarafta tanık dinlettiği, tanık delilini kabul etmediklerini bildirdikleri, davanın miktarı sebebiyle tanıkla ispat sınırını aştığı, davalı kendi adına sözleşmeyi yaptığını defterleri sunamayacağını bildirmiş ise de esasında davalının işyeri adına sözleşmeyi imzaladığı, yapılan keşifte sözleşmenin yerine getirildiği ve fazladan bir takım işler yapıldığının da tespit edildiği, neticede Yargıtay'ın incelemesi neticesinde ortaya konulan hususlar araştırıldıktan sonra da davalının ödemede bulunduğu iddiası ispatlanamadığı, eserin davalıya teslim edildiği, davacının davasının haklı ve yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile 55.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının ortağı olduğu ve işlettiği işyeri olan ... Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin cirosuyla davacı şirkete 19.01.2013 keşide tarihli, keşidecisi Gökçeller Demirçelik olan ve 30.000,00.-TL. bedelli, ... Bankası (...)’na ait ... seri nolu çek 16.10.2012 tarihinde sözleşme kapsamında teslim edilmiş olmasına rağmen davacı tarafça bu çekin sözleşme kapsamında alınmadığı ileri sürülmüş ve fakat bu çekin hangi amaçla alındığına dair somut ve ticari hayatın olağan akışına uygun bir açıklama yapılamadığı, mahkemenin bozma ilamının aksi yönündeki gerekçesinin hatalı olduğu, söz konusu çekin 19.01.2013 tarihinde ... Sivas Şubesince davacı şirket yetkilisi ...'ın hesabına alacak kaydedilmek suretiyle davacı şirketçe tahsil edilmiş olduğunun banka yazıları ile de sabit olduğu, mahkemece var olup olmadığı anlaşılamayan bu cari ayrıntılı hareket raporunda hesabı tutulan müşterinin “Ticari Unvan”ı “...” olarak gösterilmiş olup bu unvan doğru olmakla birlikte davalı taraf yetkilisi ve ortağı olduğu ... San. Tic. Ltd. Şti. aracılığıyla ... ilçesinde “...” marka traktör bayiliği yaptığı, raporun en başında dava konusu sözleşmenin özeti olarak “Cephe giydirme 75.000 KDV dâhil Fat. Kesilecek” şeklinde açıklama yapılmış ve karşılığında da toplam bedel 150.000,00.-TL. Olarak belirtildiği, raporda 16.10.2012 tarihinde “19.01.2013 tarihli ... ... çeki” şeklinde açıklamayla davalının yetkilisi olduğu şirketten tahsil edilen bu çek sebebiyle davalının borcundan 30.000.-TL. düşüldüğü bu çekin yukarıda ayrıntılı olarak izah ettiğimiz ve davalının yetkilisi olduğu ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı şirkete ciro edilerek teslim ve sonrasında tahsil edilen çek olduğu, raporda davalının talimatıyla davacı şirkete, ... tarafından ödenen parayla ilgili olarak 31.12.2012 tarihinde “...’dan Alınan” şeklindeki açıklamayla 5.000.-TL, 11.01.2013 tarihindeki “...’dan Alınan” şeklindeki açıklamayla 15.000.-TL. Davalının borcundan düşüldüğünün yazıldığı, Davalı tanığı "..." lakaplı ...’ın beyanından davacı şirket hesabından davalıya gönderilen cari ayrıntılı hareket raporunda "...'dan alınan" açıklaması ile tahsil edildiği belirtilen toplam 20.000,00 TL.'nin davacı şirkete ödendiğinin ispat edildiği, davalı tanığı ...’in de beyanlarından cari ayrıntılı hareket raporunda bulunan "Tahsil edildi İlhan Bey" açıklaması ile belirtilen 5.000,00 TL ödemenin de davacı şirkete ödendiği ispat edilmiş olup söz konusu tanık beyanları ile davacı şirketin kendi iç muhasebe kayıtları olan Cari Ayrıntılı Hesap Raporunun doğrulandığını, 27.05.2013 tarihli faksla ilgili Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nce verilen cevaplarda "0 346 221 01 70" numaralı telefon hattının davacı şirket yetkilisine ait olduğunun belirtilmesi karşısında, kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 nci maddesi, 438 nci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrası,TBK 470 vd. maddeleri.

Dava, TBK 470 vd. maddelerde düzenlenen ve konusu slikon cephe ve korkuluk işi olan eser sözleşmesine dayalı olarak açılmış bakiye iş bedelinin tahsili davasıdır.

Davacı yüklenici 55.000,00 TL bakiye iş bedeli alacağının tahsilini talep etmiş olup, davalı iş sahibi borcun ödendiğini iddia etmiştir. Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapıldığı belirtilmiş ise de, davalı tarafça ciro edilen 30.000,00 TL lik çekin davacı tarafça takasa verilip tahsil edildiği, farklı bir borç ilişkisi dolayısıyla alındığının ispat edilmediği, dosya arasında bulunan davacıya ait telefon numarasından gönderildiği sabit olan cari hesaba göre 20.000,00 TL’nin ... tarafından davalı adına ödendiği ve bu durumun tanık olarak alınan beyanı ile doğrulandığı, yine cari hesaba göre 5.000,00 TL’nin elden ödendiği ve tanık beyanıyla doğrulandığı, dosyadaki tüm bulguların bu bilgi ve beyanlarla örtüştüğü, davacının davasında ilave imalat bedeline ilişkin herhangi bir talebinin de bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalı olmuş, hükmün bozulması gerekmiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme talebinde bulunulabileceğine,

29.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.