İtirazın reddi
"Hakkı olmayan yere tecavüz " suçundan şüpheli hakkında yapılan soruşturma sonucunda, Suşehri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.12.2020 tarihli ve 2020/1009 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın süresinde yapılmadığından bahisle reddine dair mercii Şebinkarahisar Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.02.2021 tarihli ve 2021/91 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 12.02.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca, 29.07.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2022 tarihli ve 2022/110842 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.10.2022 tarihli ve KYB-2022/110842 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"...müşteki vekiline 15/01/2021 tarihinde yapılan tebliğin 5 gün sonra 20/01/2021 tarihinde tebliğ yapılmış sayılması gerektiği ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 173/1. maddesinde yer alan “Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.” şeklindeki düzenlemeler uyarınca, 15 günlük yasal itiraz süresinin 04/02/2021 perşembe günü sona erdiği, müşteki vekilinin 25/01/2021 tarihinde UYAP üzerinden gönderdiği dilekçesinin yasal süresinde olduğu kabul edilerek, itirazın esastan incelenmesi yerine yazılı şekilde usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
1. 5271 sayılı Kanun'un "elektronik işlemler" başlıklı 38/A maddesi;
"(1) Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır.
(2) Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP’tan incelenebilir ve her türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir.
(3) Bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve karar elektronik ortamda düzenlenebilir, işlenebilir, saklanabilir ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilir.
(4) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlar diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilir. Güvenli elektronik imza ile imzalanarak gönderilen belge veya kararlar, gerekmedikçe fiziki olarak ayrıca düzenlenmez ve ilgili kurum ve kişilere gönderilmez.
(5) Elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı belgeyle çelişmesi halinde UYAP’ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge geçerli kabul edilir.
(6) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlarda, mühürleme işlemi ile kanunlarda birden fazla nüshanın düzenlenmesini öngören hükümler uygulanmaz.
(7) Zorunlu nedenlerle fiziki olarak düzenlenmiş belge veya kararlar, yetkili kişilerce taranarak UYAP’a aktarılır ve gerektiğinde ilgili birimlere elektronik ortamda gönderilir.
(8) Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gereken hallerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hâkim, Cumhuriyet savcısı veya görevlendirilen yetkili kişi tarafından imzalanır ve mühürlenir.
(9) Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter.
(10) Yargı birimlerinin ihtiyaç duyduğu nüfus, tapu, adlî sicil kaydı gibi dış bilişim sistemlerinden UYAP vasıtasıyla temin edilen bilgi, belge ve kayıtlar, zorunlu olmadıkça ayrıca fiziki olarak istenilmez. UYAP’tan dış bilişim sistemlerine gönderilen bilgi ve belgeler ayrıca zorunlu olmadıkça fiziki ortamda gönderilmez.
(11) Ceza muhakemesi işlemlerinin UYAP’ta yapılmasına dair usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir"
Şeklinde düzenleme içermektedir.
2. 5271 sayılı Kanun’un 173 üncü maddesinin birinci fıkrasının;
“Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir."
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
3. İnceleme konusu olayda; Suşehri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30.12.2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın şikâyetçi vekiline 20.01.2021 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği, şikâyetçi vekili tarafından da anılan karara 25.01.2021 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, UYAP safahat kayıtları incelendiğinde itiraz dilekçesinin şikâyetçi vekili tarafından 25.01.2021 tarihinde saat 11.17'de elektronik imza ile onaylandığının anlaşılması karşısında, itirazın 5271 sayılı Kanun’un 173 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen 15 günlük yasal süresinde yapıldığı gözetilmeden, mercii tarafından esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Şebinkarahisar Sulh Ceza Hâkimliğinin 12.02.2021 tarihli ve 2021/91 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2024 tarihinde karar verildi.