SUÇLARLAR: Kasten yaralama, konut dokunulmazlığını ihlal, silahla tehdit

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A.Aksaray 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2016 tarihli ve 2016/19 Esas, 2016/725 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii, katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2021/7207 Esas, 2021/6757 Karar sayılı ilâmı ile görevli mahkemenin belirlenmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

B.Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2021/333 Esas, 2022/363 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

1.Katılana yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1-3-e,87/1-d-son,58,53/1. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,

2.Katılana yönelik konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/4,43,58,53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,

3.Katılana yönelik silahla tehdit suçundan açılan kamu davasından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e uyarınca beraatine,

Karar verilmiştir.

1.Sanık ve müdafiinin temyiz sebebleri özetle; sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiği, ceza miktarının fazla olduğu, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

2.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle: sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması, üst sınırdan ceza tayini gerektiği, beraat kararının hatalı olduğuna ilişkindir.

3.Cumhuriyet savcısının temyiz sebebleri özetle; sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması,beraat kararının hatalı olduğuna ilişkindir.

Sanık ile katılanın eskiden bir süre arkadaşlık yaptıkları, ceza evinden izinli çıkan sanığın, olay gecesi katılanın evine gece saat 01: 00 sıralarında dış cephe kaplaması için kurulan iskeleden çıkarak izinsiz girdiği, akabinde katılanın polisi arayarak durumu bildirmesi üzerine olay yerine kolluk kuvvetinin geldiği, adli işlemleri için katılan ve sanığın Polis Merkezi Amirliğine götürüldükleri, Polis Merkezi Amirliğinde işlemlerin bitmesinden sonra katılanın evine geldikten sonra komşusunun evine gittiği, bu esnada sanığın tabancasını alarak tekrar dış cephe kaplaması için kurulan iskeleden katılanın evine izinsiz olarak girdiği, katılanın gece saat 04: 00 sıralarında evine geldiğinde balkonundan sesler duyması üzerine balkona baktığında sanığın balkonda olduğunu görerek "evde birisi var" diye bağırarak dış kapıya doğru kaçmaya başladığı, sanığında üzerinde taşıdığı tabanca ile katılanın göğüs bölgesine hedef gözeterek ateş edip katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaraladığı anlaşılan olayda;

1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 02.02.2016 tarihli mahkeme huzurunda yapılan sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın katılana silahla ateş ederek göğüs bölgesinden yaralanmasına neden olduğu ve katılanın konutuna izinsiz girdiği hususlarının sabit olduğu, katılandan kaynaklanan haksız söz ya da davranışın bulunmaması nedeniyle sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması mahkeme takdirinde olup dosya kapsamı ile uyumlu şekilde yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek uygulandığı, konut dokunulmazlığını ihlal suçunda ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın eylemi ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Dosya içeriğine göre; sanığın, katılanın evine izinsiz girdiği, kolluk kuvvetlerinin gelmesi ile karakola götürüldüğü, burada serbest kaldıktan sonra tabancasını yanına alarak gece vakti katılanın ikametine tekrar girdiği, farkedilince evden kaçan katılanı yakalayıp yakın mesafeden göğüs bölgesine bir kez ateş ederek katılanı hayati tehlike geçirecek ve hemopnömotoraks ile pnömomediastinuma neden olacak şekilde yaraladığı, devamında ateş etmek istediği ancak 21.11.2015 tarihli muhafaza alma tutanağında belirtildiği üzere sanığın olayda kullandığı silahın kovan atma yerinin parçalanmış ve bir adet kovanın namlu kısmında sıkışmış olması nedeniyle tekrar silahını ateşleyemediği ve katılanın kaçarak kurtulduğu anlaşılan olayda; suçta kullanılan tabancanın öldürmeye elverişli oluşu, atış mesafesi, isabet alan vücut bölgesi ve taraflar arasında önceye dayalı husumetin bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürme olduğu, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Gerekçe bölümünde (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2021/333 Esas, 2022/363 Karar sayılı kararının, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. fıkrası (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığını İhlal Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünde (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2021/333 Esas, 2022/363 Karar sayılı kararında katılan vekili, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünde (3) numaralı bendinde açıklandığı üzere suç niteliği yönünden Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2022 tarihli ve 2021/333 Esas, 2022/363 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafi, katılan vekili ve Cumhuriyet savcsının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.05.2024 tarihinde karar verildi.