Her iki sanık hakkında ayrı ayrı;

1- Silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan: 3713 sayılı Kanunun 2/2. maddesi yollamasıyla TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 53/1-2-3,58/9-6. maddeleri uyarınca mahkumiyet

2- Patlayıcı madde taşıma suçundan: TCK'nın 314/3 ve 220/4. maddesi yollamasıyla 174/1,3713 sayılı Kanunun 5/2, TCK'nın 52/2-4,53/1-2-3,58/9-6,63. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1- Patlayıcı madde taşıma suçundan kurulan hükme yönelik incelemede;

Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

2- Silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Hükme dayanak yapılan 3713 sayılı Kanunun 2/2. maddesindeki "ve örgüt mensupları gibi cezalandırılırlar" ibaresi hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 74. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan maddenin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin gerekçe ve genel hüküm niteliğinde olup aynı hususu düzenleyen TCK'nın 220/6. maddesinin suç tarihinde ve halen yürürlükte olması karşısında bu husus sonuca etkili görülmemiştir.
Sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 85. maddesiyle TCK'nın 220/6. maddesinde yapılan değişiklik karşısında; sanıkların hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 07.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.