Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 21/02/2006 tarihinden itibaren asıl işveren konumunda olan ... Soğanlık biriminde şoför olarak çalışmaya başladığını, müvekkili asıl işveren olan ...'de çalışmasına karşın düzenli olarak alt işverenlerde sigortalı olarak gösterildiğini, alt işverenler arasında işçi devri suretiyle müvekkilinin en son davalı ... Kanal İnş. Ltd. Şti.'nde çalıştığını, müvekkili üzerine düşen tüm sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirmesine karşın davalının herhangi haklı bir gerekçe sunmadan davacıyı 15/05/2013 tarihinde işten çıkarttığını, müvekkilinin net maaşı 1.300,00 TL. olduğunu, yol ve yemeğin davalı firmaca karşılandığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili, davalılardan tahsili istenen her bir alacak kalemi için zamanaşımı definde bulunduklarını, davacının müvekkili idarede işçi, memur veya sözleşmeli personel olarak çalışmadığını, davacı ile müvekkili idare arasında akdedilen bir sözleşmenin olmadığını, davacının işe alınmasında, çalıştırılmasında çalışmanın karşılığı olarak hak ettiği yasal haklarının ödenmesinde, mazeret veya izin işleririnin takibinde ve de işten çıkartılmasında müvekkili idaresinin dolaylı veya dolaysız hiç bir etkisi bulunmadığını, o bakımdan iş sahibi veya ihale makamı olan müvekkili idareye husumet tevcih edilmesinin usule, yasal düzenlenmelere ve emsal kararlara aykırı olduğunu, müvekkili idaresinin asıl işveren olmadığını, tam aksine ihale makamı olduğunu, iş sahibi olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Kanal İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davacının müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, sadece asıl işverenin isteği üzerine kısa bir süre için müvekkili şirketin yanında çalıştığını, huzurdaki dava ile ilgilisi olmayan müvekkili şirketin iş bu davada taraf olmaması gerektiğini, husumet itirazında bulunduklarını, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirkette 1 yıllık çalışması olmamasından ötürü kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, davacıya yıllık izinlerinin tam olarak kullandırıldığını, davacının talep ettiği 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin maaşların eksik yatırıldığına ilişkin beyanlarırı kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin yanında söz konusu yıllarda çalışmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı ... Genel Müdürlüğü ve ... Kanal İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
6100 Sayılı HMK.’un 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasa'nın 36. maddesinde ve ... İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. "Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece ıslah dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesi gereğince ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun HMK’nın 281. maddesi gereğince davalı ... Genel Müdürlüğü'ne tebliğ edilmeden yazılı şekilde karar verilmesi 6100 Sayılı HMK’nın 27. maddesinde yer alan hukuki dinlenilme hakkının ihlali olup, hatalıdır.
Mahkemece ıslah dilekçesi ve bilirkişi raporu davalı ...'ye tebliği edilmeden ve bu konuda usuli işlemler tamamalanmadan hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.