Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar taraflarından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki nedeniyle mevkii ve sınırları dava dilekçesinde yazılı kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine temsilcisi dava konusu yerin özel mülkiyete tabi olmadığı için zilyetlikle iktisabının mümkün olmayacağını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi ise davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece zilyetlik koşullarının oluşması gerekçesiyle; davanın kabulüne, 15/02/2011 tarihli fen bilirkişileri raporunda A harfi ile gösterilen 177.30 m²'lik alanın, B harfi ile gösterilen 32.49 m²'lik alanın, C harfi ile gösterilen 129.31 m²'lik alanın, D harfi ile gösterilen 586.80 m²'lik alanın, E harfi ile gösterilen 912.68 m²'lik alanın, F harfi ile gösterilen 109.96 m²'lik alanın, 17/03/2011 tarihli ziraat mühendisi raporunda gösterilen vasıflarla davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hüküm davalı Hazine temsilcisi ve Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konu yer 27.07.1979 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılmıştır. 15.02.2011 tarihli fen bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin kadastro çalışmalarında “köy boşluğu” olarak bırakıldığı ve paftasında yolların bulunmadığı bildirilmiştir.
Tarım ve kültür arazilerinin mülkiyetinin 3402 ... Kadastro Kanununun 14. ve TMK.nun 713.maddeleri uyarınca, olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılabilmesi için anılan maddelerde yazılı koşulların davacı lehine gerçekleşmesi yanında, ekonomik amaca uygun eylemli zilyetlik ve tasarrufun da somut olarak kanıtlanması gerekir. Ne var ki, mahkemece yapılan keşif ve araştırma yeterli değildir. Öte yandan, 'ev yeri, mutfak, samanlık ve bunların zorunlu kullanım alanlarının mahalli örf ve adete göre belirlenerek davacıya verilmesi yönünde araştırma yapılması, sair kısımlara yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davalı Hazine temsilcisinin ve Köy Tüzel Kişiliği temsilcisnin temyiz itirazları bu nedenlerle yerindedir. Kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen yerel mahkeme hükmünün 6100 ... HMK.nun Geçiçi 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 ... HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İ.İ.K.nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 07.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.