Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında eksik cezaya hükmedildiğine, nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir.

2.Sanığın temyiz sebepleri; atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığından bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

Yol kontrol arama noktasında, Gürbulak Sınır Kapısından geçtikten hemen sonra yakalanan sanığın kullandığı araçta, önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın mevcut yakıt depolarında 750 litre muafiyet fazlası kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanığın savunmasında; ele geçen akaryakıtı İran'dan, aracında kullanmak amacıyla aldığını, ticari kastı bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

A.Nakil Aracı Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yakalanan eşyanın değeri nazara alındığında, nakil vasıtasının müsadere edilebilmesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete aykırı olup dosyada mevcut bilirkişi raporunda ele geçirilen kaçak eşya miktarının ağırlık ve hacim bakımından nakil aracının taşıma kapasitesinin ağırlıklı bölümünü teşkil etmediğinin belirtilmesi, malen sorumlunun iyi niyetli olduğunun aksine bir delil de bulunmadığından, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13 üncü maddesindeki ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla katılan ... İdaresi vekilinin bu hususa yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Olayın oluş biçimi, ele geçen eşyanın Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ticari miktar ve mahiyette olması, bozma ilâmı, sanığın aşamalardaki savunması ile tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenlemenin uygulanması sırasında, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği halde, soruşturma aşamasında ödeme ihtaratı yapılmayan ve kovuşturma aşamasında hükümden önce eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı meblağı ödeyerek makbuzunu dosyaya ibraz eden sanık hakkında cezada 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken 1/3 oranında indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,

2.Ele geçen tüm kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yalnızca numune olarak alınan akaryakıtın müsaderesine karar verilmiş olması isabetli bulunmamıştır.

A.Nakil Aracı Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan kurum vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi

gereği hükmün beşinci fıkrasında yer alan "...5607 Sayılı Kanunun 5/2 b maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılarak, 8 AY HAPİS ve 1 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZA LANDIRILMASINA, " ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "5607 Sayılı Kanunun 5/2 maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak, 6 AY HAPİS ve 1 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZA LANDIRILMASINA," ifadesinin eklenmesi, takip eden altıncı fıkrada yer alan "...6 AY 20 GÜN HAPİS ve 1 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZA LANDIRILMASINA " ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "5 AY HAPİS ve 1 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZA LANDIRILMASINA, " ifadesinin eklenmesi, hükmün devam eden onuncu fıkrasındaki "...4.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZA LANDIRILMASINA, " ifadesi hükümden çıkartılarak yerine "3.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZA LANDIRILMASINA, " ifadesinin eklenmesi, yine hükmün eşya müsaderesine ilişkin onüçüncü fıkrasındaki "Soruşturma aşamasında elkonularak, imha edilenler dışında kalıp, numune olarak alınan kaçak akaryakıtın bulundurulması bizatihi suç teşkil ettiğinden..." ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "Ele geçen kaçak akaryakıtın" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.03.2024 tarihinde karar verildi.