SUÇLAR: Hakaret, kasten yaralama

HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet

04.04.2016 tarihli duruşmada katılma talebinde bulunan şikâyetçi ...'in talebi hakkında bir karar verilmemiş ise de, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci maddesi uyarınca kamu davasına katılan sıfatıyla kabulüne karar verilmiştir.
Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama, sanık ... hakkında hakaret suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemenin kararı ile; sanık ... hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun)125 inci maddesinin birinci ile dördüncü fıkraları, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay 19 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir.

Katılan sanığın temyiz isteğinin, sanıkların kendisini silahtan sayılan cisimlerle darp ettiğine ve bu hususta raporunun bulunduğuna ancak kendisi hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, kararın isabetli olmadığına bu nedenle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.

Sanıklar ile katılan sanık arasında çıkan tartışma esnasında katılan sanığın sinkaflı sözler sarfederek hakaret ettiği, sanıklarında katılan sanığı yaraladıklarına ilişkin, sanıkların mahkûmiyetine yeterli, kesin, inandırıcı delil elde edilemediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

A. Sanıklar Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Beraat Hükümleri Yönünden
Sanıkların anlatımlarının aşamalarda dinlenilen tüm tanıklarca doğrulanması ve özellikle katılanın adli raporunun içeriği karşısında, Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.

B. Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamdaki suçun 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçu olması ve bu suçun hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, anılan hükme ilişkin, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

A. Sanıklar Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Verilen Beraat Hükümleri Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkeme kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2024 tarihinde karar verildi.