Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/12/2009 gün ve 2008/172-2009/736 sayılı kararı onayan Daire’nin 03/04/2012 gün ve 2010/5709-2012/5224 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'in 06.09.2006 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak davacı müvekkillerinin kaldığını, murisin ölümünden önce İstanbul İli, Fatih İlçesi, İnkılap Sk. 206 Pafta. 857 ada, 26 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan 60 adet bağımsız bölüm için davalı bankanın Şişli Şubesinden 250.000 Euro dövize endeksli işyeri kredisi kullandığını, 60 ay vadeli bu kredinin aylık 5.245 Euro geri ödemesi olduğunu, murisin sağlığında bu taksitleri düzenli olarak ödediğini, davalı bankanın kredi açmak için hem ayni teminat (ipotek), hem de hayat sigortası istediğini, murisin bu isteme uygun olarak ipotek tesis ettiğini ve davalı bankaca Ak Emeklilik Hayat Sigortası yaptırıldığını, sigortanın 21.03.2005 tarihinde başladığını, murisin 06.09.2006 tarihinde ölümünden sonra muris adına yaptırılan hayat sigortası poliçesi gereğince kredi bedelinin sigorta şirketinden tahsil edilmesi ve bankaca kredi borcunun tamamı tahsil edildikten sonra kalan miktarın keşideci müvekkillerine ödenmesi gerektiğini, ancak yapılan girişimlerin sonuçsuz kaldığını, poliçenin yenilenmediğinin bildirildiğini, davalının sözleşme ve bankacılık ilkelerine açıkça aykırı davrandığını ileri sürerek, şimdilik 250.000 Euro'nun temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/5709 E,2012/5224 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacılar vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 07/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.