Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/05/2012 tarih ve 2011/422-2012/400 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/12/2012 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. N...... ile davalılar vekili Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Lübeck Asliye Mahkemesi tarafından verilen 04.06.2007 tarihli, 10 O 238/05 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırılık oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, davacı tarafça yukarıda adı ve nosu yazılı yabancı mahkeme ilamının tenfizi talep edilmiş ve mahkemece anılan kararın tenfizine karar verildiği halde davacı tarafın fazlaya ilişkin her hangi bir istemi olmamasına rağmen fazlaya ilişkin istemin reddi ile davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir.
Bu itibarla açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün 1. bendinde yer alan “KISMEN” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, 3. bendin tamamen hükümden çıkarılmasına, 4. bendin hükümden çıkarılarak yerine 3. bent olarak “Alınması gereken 21,15 TL maktu harcın peşin alınan 856,40 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 835,25 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine” cümlesinin konulmasına ve 5. bendin hükümden çıkarılarak yerine 4. bent olarak “Davacı tarafından ödenen toplam 15,60 TL başvuru harcı ile 21,15 TL maktu karar harcı ve 65,00 TL tebligat gideri, 82,80 TL temyiz harcı, 30,50 TL temyiz posta gideri, olmak üzere toplam 215,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin konulmasına, 6. bentte yer alan “7.124,68 TL vekalet ücreti” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “1.200,00 TL maktu vekalet ücreti” ibaresinin konulmasına,7. bendin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmasına, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 07/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.