Dava, maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

5510 sayılı Kanunun 25’inci maddesine göre, “…Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu 4’üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malul sayılır.” Hastanelerin sağlık raporları arasında çelişki bulunması durumunda, bu çelişkinin, 5510 sayılı Kanunun 95’inci maddesinde belirtilen prosedüre uyularak, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan, itiraz halinde ise Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla giderilmesi gereklidir. Ancak Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan verilecek rapor ile Adlî Tıp Kurumu’ndan alınacak rapor arasında çelişki mevcut olması halinde Tıp Fakültelerinin ilgili anabilim dalı uzmanlarından oluşturulan kurullarından rapor alınmalıdır.

Somut olayda; davacının, 01.07.2000 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanunun 4/1-b maddesi kapsamında sigortalı olduğu, 12.11.2009 tarihinde maluliyet aylığı tahsis talebinde bulunduğu, davalı Kurum tarafından meslekte kazanma gücünün %60’ını kaybetmediği gerekçesiyle reddedildiği, itirazı üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 26.03.2010 günlü raporu ile meslekte kazanma gücünün %60’ını kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağına karar verildiği, bu defa yargılama aşamasında alınan 15.08.2011 tarihli Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporunda ise maluliyet başlangıç tarihi belirtilmeden davacının “kalıcı pacemaker arızası nedeniyle” meslekte kazanma gücünün %61’ini kaybetmiş sayılacağı sonucuna varıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporları arasında açık çelişki bulunduğundan, belirtilen usul çerçevesinde Tıp Fakültelerinin ilgili anabilim dalı uzmanlarından oluşturulan kurullarından rapor alınarak çelişki giderilmeli ve davacının malul olduğunun tespiti halinde maluliyet başlangıç tarihi tespit edilmelidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.