B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.04.2014 tarihli ve 2012/772 Esas, 2014/140 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. Nusaybin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.04.2014 tarihli ve 2012/772 Esas, 2014/140 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 20.12.2017 tarihli ve 2017/26510 Esas, 2017/28245 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra, yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un157 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

Sanığın temyizi, suçun sübutuna, ilişkindir.

Sanığın, katılanın telefonuna '"Hacı abi ben Mardinli mehmet, Suriye gümrüğündeyim, istersen telefon getireyim" şeklide mesaj attığı, katılanın da mesaj atan numarayı araması üzerine telefonu açan sanığın aynı teklifi yaptığı, buna inanan katılanın 650,00 TL parayı sanığın hesabına gönderdiği kabul edilerek sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.

1. Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, katılan beyanı ile uyumlu banka kayıtları ve sanığın aşamalardaki çelişkili savunmaları uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrası ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38 inci maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca,10.04.2014 tarihli hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi ve sanık lehine bozulması nedeniyle, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin bölümün çıkarılarak yerine "Bozma kararı öncesi yapılan 2 adet davetiye gideri 14,00 TL ve 4 adet posta gideri 12,50 TL olmak üzere toplam 26,50 TL ile bozma kararı sonrası yapılan 350,00 TL uzlaştırmacı gideri olmak üzere toplam 376,50 TL'nin sanıktan tahsiline, bozma sonrası yapılan diğer yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2024 tarihinde karar verildi.