DAVALILAR:
1-...
2-... vekili Avukat ...
3-...
4-... vekili Avukat ...
5-... vekili Avukat ...
6-...
7-...
8-...

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili, davalı ... - ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının ve davalı ..., Naciye Şentürk vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ve davalı ...'ten alacaklı olduğunu, davalı borçlular aleyhine Turgutlu İcra Müdürlüğü'nün 2018/710 2018/2161 sayılı dosyalar ile takip yapıldığını, takiplerin kesinleştiğini, davalı borçluların acz halinde olduğunu, davalı borçlu ...'ün ve ...'ün adına kayıtlı gayrımenkullerin, mal kaçırma gayesi ile diğer davalılara devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalılar davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin 17.05.2019 gün ve 2018/402 Esas ve 2019/275 Karar sayılı kararıyla; "... tarafından davalı ... Gögdemir, ... ve ...'e devredilen gayrımenkulleri yönünden yapılan incelemede dava konusu gayrımenkullerin gerçek değerleri ödenerek satın alındığının anlaşılmasına, davalı 3. kişilerin davalı borçlunun durumunu bilecek kişilerden olduğunun da davacı tarafından ispat edilememiş olmasına göre adı geçen şahıslara devredilen gayrımenkuller yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Davalı borçlu ... tarafından bir gayrimenkulun davalı ...'e, bir başka gayrımenkulün de davalı ...'e, ondan da davalı ...'a devredilmiş olması sebebi ile yapılan incelemede; davalı ...'ün davalı borçlu ...'ün eşi olmasına, davalı ...'ten gayrımenkulü satın alan ...'ın ise dosyaya verdiği beyanlara göre dava konusu gayrımenkulü, davalı borçlu ...'ten olan alacağına karşılık aldığını beyan etmiş bulunmasına, davalı ...'ün de davalı borçlunun babası olduğunun anlaşılmış olmasına göre İİK 280/1 maddesi gereğince davalı ... tarafından yapılan tasarruflar yönünden ise davanın kabulüne" karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ..., ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece davanın reddedilen kısmı açısından verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, devir bedelleri ile rayiç değerler arasında mislini aşan fark bulunduğunu, tarafların birbirlerini tanıdıklarını, davalıların bankaya ödeme yapmalarının asıl borçlu davalının borca batık olduğunu bildiklerini gösterdiğini, yapılan tasarrufların bu nedenle batıl olduğunu ileri sürerek kararın reddedilen bölüm açısından kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı ..., ... vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, delillerinin toplanmadığını, müvekkili...'nin alacağının davacı şirketin alacağından önce doğduğunu, dava konusu taşınmazın, müvekkili...'nin kendi taşınmazı için verdiği ipotek borcunun davalı ... tarafından ödenmemesi nedeniyle diğer davalı ... tarafından devredildiğini, devrin gerçek olduğunu, müvekkili ...açısından devir bedeli ile belirlenen rayiç değer arasında fark bulunmadığını, müvekkilinin bu devir için 30.000,00 TL kredi kullandığını, devrin gerçek olduğunu, bu taşınmazı bedelsiz olarak İhsan'a devredenin de müvekkili olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17.05.2019 tarihli 2018/402 E. 2019/275 K. sayılı kararına yönelik, davacı vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili ve davalı ... ve ... vekili istinaf dilekçelerindeki beyanlarını tekrar etmiştir.

Dosya içeriğine ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

1. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin ve davalı ... ve ... vekilinin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin ve davalı ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının davalıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.