Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/688 Esas, 2016/581 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6080 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın 24 eşit taksitte tahsiline, karar verilmiştir.
Sanığın temyiz sebepleri, savunma hakkının ihlal edildiğine, kendisine avukat atanmadığına, tanıkların tarafsız beyanda bulunmadıklarına, CD görüntülerinin silinmiş olduğuna, kendisine kötü davranıldığına, aşağılanıp darp edildiğine, mağdurun görevini yapamadığına, para cezasını ödeyecek durumu bulunmadığına ve taraflı olarak hüküm kurulduğuna ilişkindir.
Sanığın, acil servise götürdüğü oğluna damar yolu açmaya çalışan hemşireye "Seni sinkaf ettiğimin hemşiresi." diyerek hakaret ettiği, sanık savunması, mağdur beyanı, tanıklar A.K., A.Ü. ve M.S.'nin anlatımları, görüntü izleme tutanağı ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanığın bozma sebepleri dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1. 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit Yargılama Usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
2. 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebilecek olması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapse çevrilmesine karar verilmesi,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2024 tarihinde karar verildi.